YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/11627
KARAR NO : 2017/8439
KARAR TARİHİ : 06.11.2017
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davanın kısmen kabulü ile 37.872 TL maddi, 48.300 TL manevi tazminatın davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekili ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Tazminat talebine konu olan Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2010/625 Esas – 2013/355 Karar sayılı ceza dava dosyasının incelenmesinde; davacı hakkında terör örgütü propagandası yapma ve silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçlarından cezalandırılması istemiyle dava açıldığı, yapılan yargılama sonunda 25/06/2013 tarihli karar ile davacı (sanık) hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası verildiği, ayrıca davacı (sanık) hakkında terör örgütü propagandası yapma suçundan 6352 sayılı Kanun’un geçici 1-b maddesi gereğince kovuşturmanın ertelenmesine karar verildiği, terör örgütü propagandası yapma suçuna ilişkin kararın 30/01/2014 tarihinde kesinleştiği, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçuna ilişkin kararın ise Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin 24/04/2014 tarihli 2014/3875 Esas- 2014/4987 Karar sayılı ilamı ile davacı (sanık) hakkında atılı eylemi gerçekleştirdiğine dair kesin, inandırıcı ve yeterli delil elde edilemediği gerekçesi ile beraatına karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulduğu, bunun üzerine aynı gerekçe ile Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 11/09/2014 tarih 2014/139 Esas- 2014/105 Karar sayılı dosyasında davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan beraat kararı verildiği, bu kapsamda Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nce davacı (sanık) hakkında terör örgütü propagandası yapma suçundan verilen 6352 sayılı Kanun’un geçici 1-b maddesi gereğince kovuşturmanın ertelenmesi kararının verildiği tarihten itibaren üç yıl içinde basın ve yayın yoluyla ya da sair düşünce ve kanaat açıklama yöntemleriyle; temel şekli itibariyle adli para cezasını ya da üst sınırı beş yıldan fazla olmayan hapis cezasını gerektiren bir suç işlemesi ve bu suçtan dolayı kesinleşmiş hükümle cezaya mahkum olunduğu takdirde, ertelenen kovuşturmaya devam edilmesine aksi halde davanın düşeceğine ilişkin hüküm de dikkate alındığında, davacının tutuklu kaldığı terör örgütü propagandası yapma suçu ile ilgili ceza dava dosyasının akıbetinin ve davacı (sanık) hakkında verilip kesinleşen bir mahkumiyet veya düşme kararı bulunup bulunmadığının araştırılarak sonucuna göre davacının hukuki durumunun tayin ve tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 06/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.