Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/4135 E. 2017/6074 K. 13.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4135
KARAR NO : 2017/6074
KARAR TARİHİ : 13.11.2017

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/10/2015 tarih ve 2014/162-2015/301 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket vekili ve davalı TPE vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili şirketin “…i+Şekil”, “… “, “…+Şekil”, ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki 2012/12426 sayılı “…+Şekil” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, başvurunun ilanı üzerine müvekkili tarafından itirazda bulunulduğunu, ancak itiraz yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa başvurunun müvekkilinin markaları ile benzer ve tümüyle kötü niyetli olduğunu, davalının başvurusu ile müvekkili markaları arasında iltibas yaratma ihtimalinin bulunduğunu, tüketicilerin başvuruyu müvekkilinin seri markalarından birisi olarak algılayacağını ileri sürerek YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili; müvekkili başvurusu ile davacının markalarının esas unsurları, görünüşleri, verdikleri genel izlenim, söylenişleri, şekilleri ve kapsadıkları mal/hizmetler açısından oldukça farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı TPE vekili; YİDK kararının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; başvuru kapsamındaki çekişmeli mallar ve hizmetlerin makul seviyede bilgilenmiş, özenli ve dikkatli ortalama tüketiciler yönünden, benzer oldukları, başvuru ile davacı markalarının işitsel, görsel, kavramsal olarak ve genel izlenim itibariyle karıştırılması riski bulunacak düzeyde benzer oldukları, 556 sayılı KHK’nın 8/1-b hüküm anlamında tescil engelinin oluştuğu, ayrıca ortalama tüketicilerin en azından taraflara ait çekişmeli marka ve işaretleri taşıyan mal ve hizmetlerin, aynı işletmeden veya ekonomik, ticari ya da idari olarak bağlantılı işletmelerden geldiği zannına kapılarak biri yerine diğerini alması riskinin yüksek olduğu ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, bu noktada KHK’nin 8/4 hükmü anlamında tanınmışlık ve tescil engelinin bulunup bulunmadığının tartışılması sonuca etkili olmayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline ve davalı şirket adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili ve davalı TPE vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı şirket vekili ve davalı TPE vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı şirket vekili ve davalı TPE vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 27,00 TL harcın temyiz eden davalılara iadesine, 13/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.