Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/14037 E. 2017/10967 K. 18.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/14037
KARAR NO : 2017/10967
KARAR TARİHİ : 18.09.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı alacaklı vekili, hacizli malların müvekkili şirket tarafından borçluya 803.600,01 TL bedelle satıldığını, daha sonra borçlu ….Şti tarafından aynı bedel üzerinden…. ne satıldığını, borçlu şirket ortakları ile 3.şahıs ortaklarının aynı ve akrabalık bağları içerisinde olduklarını, hacizli malların 3.şahısa satışında gerekli iznin alınmadığını, bu nedenle satışın geçersiz olduğunu, borçlu şirket tarafından 3.şahısa yapılan satışın geçersiz ve mal kaçırmaya yönelik olduğunu iddia ederek davanın kabulü ile 3. kişinin istihkak iddiasının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı 3. kişi vekili, müvekkili şirketin haczin yapıldığı fabrikayı tapusu ve içerisindeki tüm makineleri ile birlikte 05/08/2011 tarihinde satın aldığını, davacı tarafın takibe konu çeklerinin ise 30/05/2012 ve 05/06/2012 tarihli olduğunu, alacağın doğumundan çok önce fabrikanın satın alındığını, ileri sürülen muvazaa iddialarının asılsız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre; gerek tapu kaydı, gerekse vergi kayıtları dikkate alındığında dava konusu menkullerin borçlu şirket tarafından davalı 3. kişiye satıldığı, borçlu şirket ile istihkak iddiasında bulunan 3. kişi arasında herhangi hukuki ve fiili bir irtibat bulunmadığı, davacı şirketin ileri sürdüğü iddiaların sübut bulmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekili ve davalı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nun 99. maddesine dayalı 3. kişinin istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
1-Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan inceleme ve araştırma karar vermeye yeterli değildir. Bu nedenle; öncelikle davacı alacaklının takip borçlusuna, takip borçlusunun da davalı 3. kişiye sattığı malların aynı olup olmadığının belirlenmesi amacıyla ehil bilirkişi refakatinde mahallinde keşif yapılması, taraflarca sunulan 03.05.2011 ve 01.03.2012 tarihli fatura içeriklerinin birbirleriyle ve haciz tutanağındaki bilgilerle

-//-

karşılaştırılması ve neticede malların aynı mallar olup olmadığının bu yolla tespiti ve ayrıca bu sırada mahcuzların kıymet takdirlerinin de yapılması, daha sonra ise davacı, borçlu ve 3. kişinin tutması zorunlu ticari defterleri ve özellikle borçlu ve 3. kişinin banka kayıtları getirtilerek, mali müşavir bir bilirkişiye inceleme yaptırılmak sureti ile borçlu ile 3. kişi arasında satışın var olup olmadığı, mahcuzların defterlere kaydedilip edilmediği, mahcuzların faturalarda belirtilen menkuller olup olmadığı, bu faturanın davacının ticari defterlerine işlenip işlenmediği, işlenmişse bu defterlerin usulune uygun tutulup tutulmadığı, açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılıp yapılmadığı hususlarının, yapılan ödemeler, vergi ve banka kayıtları da dikkate alınarak açıklığa kavuşturulması, öte yandan davacı alacaklı tarafça, taşınmazı devreden dava dışı Öz Gökay Narenciye Gıda…. Ltd Şti ile taşınmazı devralan davalı 3.kişi ile davalı borçlu şirketlerin ortak ve yetkilileri arasında akrabalık ilişkisi olduğu iddia edildiğine göre, dava dışı anılan şirketin kuruluşundan itibaren tüm hisse devirlerini ve adres değişikliklerini gösterir ticaret sicil kayıtlarının getirtilerek, davacı alacaklının iddiasının gerçekliğinin incelenmesi, bu doğrultuda elde edilen bilgilerin dosyada bulunan diğer delillerle birlikte değerlendirilerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verilmesi doğru olmamıştır.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı 3. kişi vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı alacaklının temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK’nun 366. ve 6100 sayılı HMK’nun geçici 3. Maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı 3. kişi vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek bulunmadığına, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 18.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.