Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/3350 E. 2017/5817 K. 26.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3350
KARAR NO : 2017/5817
KARAR TARİHİ : 26.10.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 08/12/2015 tarih ve 2015/832-2015/959 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili …’ın 02.09.2012 tarihinde …’a gideceği için uçak bileti alındığını, uçuş saatinden yaklaşık 1 saat öncesi hava alanına gittiklerini, … A.Ş’nin check-in görevlisi davalı … ile davalı …’nin bilet satış görevlisi olan davalı …’ın uçakta yer kalmadığını ve müvekkili …’i uçağa alamayacaklarını söylediklerini, VIP’den bir milletvekili kızının uçağa bineceği ve bu nedenle müvekkili …’in biletinin iptal edildiğini öğrendiklerini, müvekkillerine …’dan uçmaları için bilet teklif edildiğini, …’ya gitmek zorunda kaldıklarını müvekkillerinin manevi zarara uğradıklarını ileri sürerek, 1,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı … vekili, görev itirazında bulunduğunu, olayın tamamen “overbook” denilen sektör uygulamasından kaynaklandığını, davacıların şahsına yönelik olmadığını, manevi tazminat şartlarının oluşmadığını, olayda müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı … A.Ş. vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalılar … ile …, ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, her kadar davalı … olayın “overbook” denilen işlemden kaynaklandığını savunmuş ise de, bu eylemin haksız fiile konu olduğunun sabit olduğu, kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kişinin manevi tazminata hükmedilmesini isteyebileceği gerekçesiyle davalı … yönünden davanın kabulüne, diğer davalılara izafe edilebilecek herhangi bir kusur bulunamadığından bu davalılar yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı … vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece bozma ilamına uyulması sonucunda manevi tazminat olarak 1–TL’nin tahsili ile 6098 sayılı Kanun’un 58/2. maddesi uyarınca kararın ilanına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulmakla, lehine bozma yapılan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşur. Dairemiz bozma ilamında 6098 sayılı Kanun’un 58/2. maddesi gereğince taktir edilen tazmin şeklinin olayın oluş şekline göre orantısız olduğu belirtildiğine göre, aynı Kanun’un 1. fıkrası gereği manevi tazminat adı altında para olarak takdir edilen manevi tazminat ile yetinilmesi gerekirken, bozma ile oluşan usuli müktesep hakkı da ihlal edecek biçimde ve esasen de bu tazmin yolu seçildiğinde 2. fıkradaki diğer giderim yoluna hükmedilemeyeceği dahi dikkate alınmaksızın kararın ilanına da hükmedilmesi doğru görülmeyip kararın bu bakımdan bozulması gerekmekte ise de bu husus yeniden yargılama gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bent uyarınca davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte belirtilen nedenlerle temyiz talebinin kabulü ile mahkeme kararının hüküm kısmından “6098 sayılı borçlar kanunun 58/2 mad gereğince davacıların kişilik haklarının zedelenmesine ilişkin saldırının ve bu kararın masrafı davalıdan alınmak üzere ulusal gazetede ilanına,” cümlesinin çıkartılmak suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 26/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.