Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/3909 E. 2017/5975 K. 01.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3909
KARAR NO : 2017/5975
KARAR TARİHİ : 01.11.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/01/2016 tarih ve 2013/605-2016/93 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili davalının dava dışı şirketle imzalanan genel kredi sözleşmesinin kefili olduğunu, firma ve kefillerin borçları ödememeleri üzerine hesap kat ihtarının keşide edilip … İcra Müdürlüğünün 2013/7929 E sayılı dosyasıyla kefiller aleyhine başlattıkları icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, ve tüm dosya kapsamına göre; davacı bankaya bilirkişi ön raporundaki tüm eksik bilgi ve belgeleri temin edip göndermek üzere 13/10/2015 tarihli celse de 2 haftalık kesin süre verildiği bankanın kesin sürenin gereklerinin yerine getirmediği bu durumun davalı açısından kazanılmış hak teşkil ettiği, dosyadaki mevcut deliller ışığında davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, kredi sözleşmesi nedeniyle kefil aleyhine yürütülen icra takibine itirazın iptali davasıdır. Bilindiği gibi 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 11.maddesine göre; “vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır.” Davacı vekilinin adresi Adana olmasına rağmen ve tebligat üzerine vekillerin adı yazıldığı halde, adres olarak davacı banka şubesinin adresi gösterilmiş ve eksik belgelerin tamamlanması hususunda davacı banka şubesine tebligat yapılmıştır. Bu durumda tebligat usulune uygun olmayıp sonuç doğurmayacağı gibi, eksik belgelerin bankaya müzekkere yazılarak istenip söz konusu eksikliğin giderilmesi mümkün iken, bilirkişi raporunda belirtilen eksiklikler bu suretle dahi tamamlanmadan eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 01/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.