Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/2806 E. 2017/5811 K. 26.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2806
KARAR NO : 2017/5811
KARAR TARİHİ : 26.10.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 29/12/2015 tarih ve 2015/283-2015/883 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, davalının şirket hissedarı olduğunu, 2007-2009 yılı arasında sözleşmesiz olarak şirket muhasebesine baktığını, usulsüz işlemleri tespit edilince işten el çektirildiğini, usulsüz çekmiş olduğu paraların tespiti ile usulsüz işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
Asıl davada davalı vekili, müvekkilinin davacı şirketin muhasebeciliğini yaptığını, şirketten muhasebe ücretine mahsuben avans çektiğini, hakettiği ücretin kalanı ödenmediği için davacı aleyhine icra takibine başladığını, tuttuğu kayıtların usulüne uygun olduğunu, imzasız avans çekmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili, şirket ortaklarından dava dışı …’ın kayın biraderi olan davalı …’ya usule aykırı olarak 20.000 TL gönderdiğinin tespit edildiğini, bu ödemenin şirket kayıtlarında herhangi bir karşılığı belge olmadığını, bu usulsüz ödemenin iadesi için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalini ve alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Birleşen davada davalı vekili, açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda toplanan kanıtlara göre, davalı …’ın ücret avansından doğan borcunun 27.994,00 TL olduğu gerekçesiyle asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüne, birleşen dava yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı … vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı … vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı … vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.434,07 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 26/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.