Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2017/5334 E. 2017/8639 K. 08.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/5334
KARAR NO : 2017/8639
KARAR TARİHİ : 08.11.2017

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi

Dairemizce verilen 24.05.2017 gün ve 2015/16049 esas, 2017/4297 sayılı karara Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, somut olayda tali kusurlu olan sanık hakkında mahkumiyet hükmün kurulması gerektiği gerekçesiyle itiraz edilmekle, 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesine 02.07.2012 gün ve 6352 sayılı Kanunun 99. maddesine eklenen 3. fıkra uyarınca itiraz konusu değerlendirildi;
İncelenen dosyada, sanığın idaresindeki otomobil ile gündüz vakti, meskun mahalde, orta refüj ile bölünmüş on metre genişliğindeki tek yönlü yolda seyir halindeyken, olay mahalli ışık kontrollü dörtlü kavşaktan kendisine yeşil ışık yanmakta iken geçtiği esnada, seyir istikametine göre karşı yönden gelen ve yasak olmasına rağmen kavşak içinde sola dönüş yaparak önüne aniden çıkan ölenin idaresindeki motosikletle kavşak içerisinde çarpışması şeklinde gerçekleşen olayda; olaydan hemen sonra düzenlenen trafik kazası tespit tutanağına göre sanığın aracına ait yaklaşık 28 metrelik fren izinin çarpma noktasından itibaren başladığının tespit edildiği, sanığın da aşamalarda hızlı gitmediğini ifade etmesi ve sanığın olay anındaki hızının mekanik olarak tespit edilememiş olması karşısında, sanığa yüklenecek kusur bulunmadığı, meydana gelen olayda ölenin tam kusurlu olduğu kabul edilerek; mahkemece sanığın beraatine karar verildiği ve hükmün Dairemizce onandığı görülmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,
2- 24.05.2017 gün ve 2015/16049 esas, 2017/4297 sayılı ONAMA kararının KALDIRILMASINA,
3-Taksirle öldürme suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, yüklenen suç açısından sanığın kusurunun bulunmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanlar vekilinin, sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Olay günü, sanığın idaresindeki aracı ile gündüz vakit meskun mahalde yer alan kontrolsüz kavşağa giriş yaptığı esnada motorsiklet sürücüsünün kavşakta sola dönüşün yasak olduğu yerden dönüş yaptığı ve bu şekilde kavşak içinde sanık ile motorsiklet sürücüsünün çarpıştıkları olayda, kaza tespit tutanağına ekli krokinin incelenmesinden, sanığın çarpma noktasından 27, 8 metre sonra fren izi bırakarak durabildiği görülmekle, meskun mahal mahal şartlarına göre hızını ayarlamayan, kavşağa uygun hızla giriş yapmayan sanığın olayın meydana gelmesinde tali kusurlu olduğu gözetilemeden sanık hakkında yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 08.11.2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ:

Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın beraatine ilişkin olarak verilen karar Dairemizin 24/05/2017 tarih 2015/16049 E. 2017/4297 sayılı kararıyla “Onandığı” Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine dairemizce yapılan incelemede;
Sanığın idaresindeki otomobil ile güzdüz vakti, meskun mahalde, orta refüj ile bölünmüş on metre genişliğindeki tek yönlü yolda seyir halindeyken, olay mahalli ışık kontrollü dörtlü kavşaktan kendisine yeşil ışık yanmakta iken geçtiği esnada, seyir istikametine göre karşı yönden gelen yasak olmasına rağmen kavşak içinde sola dönüş yaparak önüne aniden çıkan ölenin idaresindeki motosikletle kavşak içerisinde çarpışması şeklinde gerçekleşen olayda; olaydan hemen sonra düzenlenen trafik kazası tespit tutanağına göre sanığın aracına ait yaklaşık 28 metre fren izinin çarpma noktasından itabaren başladığının tespit edildiği, sanığın da aşamalarda hızlı gitmediğini ifade etmesi ve sanığın olay anındaki hızının mekanik olarak tespit edilememiş olması karşısında, şüpheden sanık yararlanır ilkesi de dikkate alındığından sanığa yüklenecek kusuru bulunmadığı, meydana gelen olayda ölenen tam kusurlu olduğu kabul edilerek, sanığın beraatine karar verilmesine ilişkin Yerel mahkeme kararının onanması yerine sanığın tali kusurlu olduğu ve mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmiyoruz.