YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/6126
KARAR NO : 2017/12649
KARAR TARİHİ : 11.10.2017
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
VASİ ADAYI : …
KISITLI ADAYI : …
DAVA TÜRÜ : Vesayet
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı … vekili, … 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2014/1254 Esas sayılı ortaklığın giderilmesi davasında, davalı ve hissedar …’ı davada temsili için vasi tayini hususunda kendilerine yetki verildiğini, …’ın zihinsel ve bedensel engelli olup Hollanda’da bir sağlık kuruluşunda bakım ve gözetim altında bulunduğunu, ortaklığın giderilmesi davasında adı geçenin temsili ve haklarının korunması için …’in vasi olarak tayinine karar verilmesini istemiş; mahkemece, kısıtlı adayının yurtdışında ikamet etmesi nedeniyle sağlık kurulu raporu aldırılamadığı, davacı vekiline bu hususta “tebliğden itibaren 30 günlük süre içerisinde kısıtlı adayını rapor aldırılmak üzere mahkememizde hazır etmeniz, etmediğiniz takdirde davanın reddine karar verileceği” şerhi eklenerek meşruhatlı davetiye tebliğ edildiği, davacı vekilinin 24.12.2015 tarihli dilekçesi ile kısıtlı adayının doğuştan fiziksel ve zihinsel engelli olduğu ve Hollanda’da ikamet ettiği, kısıtlı adayını rapor aldırılmak üzere hazır etmelerinin mümkün olmadığını beyan ettiği, dosya kapsamına göre de kısıtlı adayının kısıtlanması gerektiğine dair herhangi bir delil mevcut olmadığı, TMKnun 405 ve 408. maddelerinin yasal koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmişse de; bu görüşe katılmak mümkün değildir. Zira, mahkemenin tensip ara kararı uyarınca davacı vekiline gönderilen tebligata istinaden davacı vekili tarafından ibraz edilen 22.10.2015 tarihli dilekçede, kısıtlı adayının Hollanda’da vasisinin kız kardeşinin … olduğunu, ortaklığın giderilmesi davasından dolayı hasım durumunda olup vekil edeni ile işbirliği yapmadığını, bu bakımdan Hollanda adli makamlarınca verilmiş varsa vesayet kararı ile buna ilişkin sağlık kurulu raporunu edinme imkanlarının bulunmadığını bildirmiştir. Bu durum karşısında, Mahkemece, vesayete ilişkin hükümlerin kamu düzenine ilişkin olduğu da göz önünde bulundurularak, kısıtlı adayı hakkında yurtdışında vasi atanmasına ilişkin bir kararın olup olmadığının, varsa bu kararın Türkiye’de tanınması ve tenfizine ilişkin karar verilip verilmediğinin araştırılması gerekmektedir. Eğer tanıma ve tenfize ilişkin bir karar verilmemiş ise, yurtdışında bulunan kısıtlı adayının kısıtlanmasını gerektirir bir durumunun olup olmadığına dair bulunduğu ülkede istinabe yoluyla rapor alınması yoluna gidilmelidir. Mahkemece açıklanan hususlar yerine getirilmeksizin yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMKnun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
11.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.