Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2016/12752 E. 2017/7145 K. 19.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/12752
KARAR NO : 2017/7145
KARAR TARİHİ : 19.10.2017

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında, 8.002,95 TL bedelli beton duvar bloğunun alımı konusunda anlaşma yapıldığını, buna istinaden davacı şirket yetkilisi tarafından 8.000,00 TL bedelli çek ve tahsilat makbuzunun davacı şirket yetkilisine teslim edildiği, ancak ürünün müvekkiline teslim edilmediğini ileri sürerek, 8.000,00 TL bedelli çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
Dahili davalı vekili, menfi tespite konu edilen çekin müvekkili tarafından … Ltd. Şti.’ne ödendiğini, bu nedenle davaya istirdat davası olarak devam edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin çeki ciro yoluyla elinde bulundurduğunu, keşideci ve diğer davalı lehtar/ciranta arasındaki ödeme defilerinin iyiniyetli hamil olan müvekkili şirkete karşı ileri sürülemeyeceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, çekin davalıya beton duvar bloğunun davacı şirkete teslimi şartına bağlı olarak verildiğini davacının yazılı delillerle ispatlayamadığı, dosyaya sunulan sipariş formundan da bu hususun anlaşılamadığı, davacının da zorunlu dava arkadaşlığı halleri dışında dahili dava yoluyla, taraf sayısının arttırılması usul hukukumuza göre mümkün olmadığı, davalı … Ltd. Şti. yönünden usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.1) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle davacının dava konusu çekin sipariş avansı olarak verildiğini davalıdan sadır belgelerle ispatlayamamış bulunmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.2) Dava çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup, yargılamanın devamında çek bedelinin dava dışı… Ltd. Şti.’ne ödendiği için davacı taraf HMK’nın 61. maddesi gereğince davanın dava dışı 3. kişi olan… Ltd. Şti.’ne ihbarını talep etmiş ve dava ihbar edilmiştir. Kendisine dava ihbar edilen… Ltd. Şti. HMK’nın 63. maddesi gereğince davada herhangi bir tavır almamış olduğundan davada taraf sıfatını kazanmış değildir. Bu durumda ihbar edilen yararına vekalet ücretine hükmedilmesi kabul şekli ile doğru değilse de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK’nun geçici 3. maddesi ve 5236 sayılı kanunun geçici 2. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 5236 sayılı kanunun 16. maddesiyle değiştirilmeden önceki 438/7 maddesi gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmesi, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ : Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenle davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) sayılı bentte açıklanan nedenle hüküm fıkrasının 10. ve 11. satırlarının karardan çıkartılmasına ve kararın bu şekli ile düzeltilerek ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.