YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/6887
KARAR NO : 2017/15395
KARAR TARİHİ : 15.11.2017
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ile kısıtlı adayı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı … vekili, müvekkiilinin annesi 72 yaşında …’ın doğuştan 1943 doğumlu olduğunu, kulaklarından birinde %100, diğerinde %75 duyma engeli olduğundan, kendisini kendisini anlatamadığını bu yüzden fiziksel ve ruhsal olarak zor bir hayat sürdüğünü, annesinden kalan gayrimenkulleri ihtiyacı bulunmamasına rağmen sattığını, ancak,elde edilen bedellerin ortada olmadığını, birikimini kısa sürede harcadığını, oturduğu konutu çocuklarına dahi haber vermeden boşaltarak kiralık daireye taşındığını, savurganlığı ve malvarlığını yönetememe sebebiyle kısıtlanmasına ve kendisinin vasi olarak atanmasına karar verilmesini istemiş; Mahkemece Maltepe Devlet Hastanesince düzenlenen rapora göre kısıtlı adayında akıl hastalığı ve akıl zayıflığı olmadığı, kendisine miras yoluyla kalan taşınmazlarını satarak yeni daire almasının ve mevcut konutunu boşaltarak oğlu Namık’ın oturduğu siteye taşınmasının TMK.nun 406.maddesi anlamında savurgan olduğu veya mallarını kötü yönettiği sonucunu doğurmayacağı, keza yaptığı tasarrufların kendisini veya ailesini yoksulluğa düşürmediği, bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olmadığı, belirli bir düşünce içerisinde tasarruflarda bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, esas yönünden davacı vekili, vekalet ücreti yönünden katılma yoluyla kısıtlı adayı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Kısıtlı adayı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece davanın reddine karar verildiğine göre, kendisini vekille temsil ettiren kısıtlı adayı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre maktu vekalet ücreti verilmesi gerekirken, vekalet ücreti takdirine yer olmadığına şeklinde karar verilmesi doğru değil ise de; bu hatanın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, bozma sebebi yapılmamış, hükmün vekalet ücretine ilişkin kısmının HUMK.un 438/7 (HMK 370) maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda (2) nolu bentte açıklanan sebeple hüküm fıkrasının 3.satırındaki “vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” ibaresinin metinden çıkartılarak yerine “Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 600,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak kısıtlı adayına verilmesine” ibaresinin yazılmak suretiyle hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, davacı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenle reddine, HUMK’nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 15.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.