YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/209
KARAR NO : 2017/24050
KARAR TARİHİ : 06.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, kararın nitelik ve suç tarihine göre, O Yer Cumhuriyet savcısının, sanıklar … ve … hakkında hakaret eylemlerinden kurulan kararları temyiz ettiği, katılan sanık …’ın temyiz dilekçesinden yalnızca hakaret ve tehdit suçlarından aleyhine verilen mahkumiyet kararları ile sanık … hakkında hakaret eyleminden ek karar ile verilen beraat kararının temyiz edildiği, sanık … hakkında tehdit eyleminden kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile sanık … hakkında tehdit eyleminden kurulan mahkumiyet kararının temyiz kapsamında kalmadığı belirlenerek dosya görüşüldü:
Mahkemenin 24.03.2014 tarihli ek kararında müşteki sanıklar … ve … hakkında hakaret eylemlerine yönelik sehven karar verilmediğinden bahisle ek karar verildiği ancak, mahkemenini 06.03.2014 tarih ve 2012/224 E.2014/68 K. sayılı ilamıyla müşteki sanıkların hakaret eylemlerinin karara bağlandığı anlaşıldığından, 24.03.2014 tarihli ek karar yok hükmünde kabul edilerek yapılan incelemede;
1-Sanık …’ün, katılan …’a karşı hakaret eyleminden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı yalnızca itiraz yolu açık ve dolayısıyla yapılan başvurunun bu doğrultuda değerlendirilmesinin gerekli bulunduğu,
Anlaşıldığından, O Yer Cumhuriyet Savcısının tebliğnameye uygun olarak, temyiz davası isteği hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
2-Sanık …’ün, katılan …’a karşı hakaret, sanık …’ın, müştekiler Ferhat ve …’e karşı tehdit ve hakaret eylemlerinden kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyizine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
a)-Sanık …’ın adli sicil kaydında yalnızca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar bulunması, hakaret ve tehdit eylemlerinden kurulan mahkumiyet hükümlerinin TCK’nın 51. maddesi gereğince “tekrar suç işlemeyeceğine” kanaat getirilerek ertelenmesi karşısında, CMK’nın 231. maddesinin sanık hakkında uygulanıp uyulanmayacağının tartışılmaması,
b)-Mağdur …’ün, 10.03.2013 tarihli ifadesinde sanık …’dan şikayetçi olmadığını belirtmesi karşısında, TCK’nın 73/4. maddesi uyarınca sanığa şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorularak, sonucuna göre takibi şikayete bağlı hakaret suçundan açılan davanın düşmesine karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmemesi,
c)-Kabule göre de; sanık …’ın tehdit suçu bakımından; 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253.maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu, sanıklar … ve …’ün TCK’nın 125/1. maddesi kapsamında hakaret suçları yönünden ise, uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte 5271 sayılı CMK’nın 253/3.maddesinde engel bulunduğu gözetilerek, yeni düzenleme karşısında bu suç yönünden de uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7.maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, (2-a,b) maddeleri dışında diğer yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 06/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.