Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2017/5347 E. 2017/7893 K. 16.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/5347
KARAR NO : 2017/7893
KARAR TARİHİ : 16.11.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1- Hakkında aynı suçtan beraat kararı verilen sanık ……..’ün duruşmada, …’in alt bayide çalışan kişi olduğunu, alt bayi tarafından getirilen sözleşmeleri aktive ettiklerini savunmasına karşın, sanık …’in duruşmada, bu hattı kullanmak için diğer sanıktan alıp kullandığını, ancak başkasına ait olduğunu bilmediğini savunması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde saptanabilmesi bakımından, sanığın alt bayi görevlisi mi yoksa hat kullanıcısı mı olduğu tespit edildikten sonra sonucuna göre, hükümden sonra 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 2. fıkrasındaki “İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez”, 4. fıkrasındaki “Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz”, ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükmü karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56. maddesindeki düzenleme de gözetilip, ön ödeme önerisinde bulunularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
2- Kabule göre;
a) Sanığın adli sicil kaydında yer alan Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/09/2007 tarih ve 2005/1084 Esas, 2007/655 Karar sayılı ilamının getirtilip incelenerek tekerrüre esas olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b) 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.11.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.