Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2017/345 E. 2017/9080 K. 20.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/345
KARAR NO : 2017/9080
KARAR TARİHİ : 20.11.2017

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeni ile tazminat
Hüküm : Davanın kısmen kabulü ile 84.941,34 TL maddi, 7.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak
davacıya verilmesine

Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli karar başlığında “koruma tedbirleri nedeni ile tazminat ” yerine “tazminat” ibaresine yer verilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım yanlışlığı, hüküm duruşmasında hazır bulunan Cumhuriyet savcısının ad – soyad ve sicilinin gösterilmemesi mahallinde ilavesi mümkün yazım eksikliği olarak kabul edilmiştir.
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekili ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok az manevi tazminata hükmolunması,
2- Davacı ile ilgili tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihlerinin ilgili ceza infaz kurumundan sorulması suretiyle davacının yakalama, gözaltına alma, tutuklama ve tahliye tarihleri ile infaz edilen sürenin tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi.
3- Davacı vekilinin 12/01/2015 havale tarihli dilekçesi ile maddi ve manevi tazminat miktarlarına gözaltı tarihinden itibaren faize hükmedilmesini talep ettiği, belirtilen talebinin ıslah mahiyetinde olduğu ve bu dilekçesinin davalı tarafa tebliğ edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi.
3- Dosya arasına davacı vekili tarafından sunulan, güvenilirliği doğrulanmamış, yurt dışında bulunan kurum ve kişiler tarafından düzenlenip gönderilmiş bir takım belgelere dayanılarak düzenlenen bilirkişi raporundaki değerlendirmeler esas alınarak davacı lehine eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
4- Dosya içerisinde bulunan davacı tarafça sunulan maaş bordrosunun incelenmesi neticesinde davacının 2008 yılı ocak ayında 4.629,30 İsviçre frangı ücretle çalıştığı işyerinden, fiilen çıkışının verildiği belirtilmiş ise de; davacının tutuklanması nedeniyle mi yoksa başka bir nedenle mi işten çıkarıldığı araştırılarak, davacının tutuklanma nedeni dışında başka bir nedenle işten çıkarıldığının anlaşılması halinde, maddi tazminatın tutuklu kalınan döneme ilişkin olarak Çalışına ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca belirlenen net asgari ücret miktarları üzerinden hesaplanması, tutuklanması nedeniyle işten çıkarıldığının tespiti halinde ise aldığı ücretin, net asgari ücret miktarından yüksek olması kaydı ile son aldığı net maaş miktarı üzerinden hesaplanacak miktarın maddi tazminat olarak ödenmesine karar verilmesi gerekeceği dikkate alınmadan eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
5- Gözaltı tarihinden itibaren faize hükmedilmesi talep edildiği dikkate alınmadan, kabul edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarına tahliye tarihinden itibaren yasal faize hükmolunması,
6- Dairemizce yapılan temyiz incelemeleri sırasında aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı olarak birden fazla davanın açıldığının tespit edildiğinin anlaşılması karşısında; hazine zararına yol açan mükerrer davalara ilişkin ödemelerin önlenmesinin temini ve kamu kaynaklarının etkili, verimli ve hukuka uygun kullanılması bakımından, aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı açılmış dava olup olmadığının ilgili birimlerden sorulup. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden de araştırılarak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince, isteme uygun olarak. BOZULMASINA, 20/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.