Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2015/3586 E. 2017/5394 K. 16.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3586
KARAR NO : 2017/5394
KARAR TARİHİ : 16.10.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ-ECRİMİSİL

Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …’in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Davacı, davalının 14 parsel üzerindeki A blok 5. kat 10 numaralı bağımsız bölüme yönelik müdahalesinin men’i ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 8.250.TL ecrimisilin 01.10.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak kendisine verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Davacı …’in Meni müdahale davasının kabulü ile davalı …’ın 14 parsel üzerinde A blok 5. kattaki 10 no’lu bağımsız bölüme yönelik müdahalesinin men’ine, davacı …’in davalı …’a yönelik ecrimisil istemin reddine dair verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Dairenin 24/03/2014 tarih ve 2013/ 19442 Esas 2014/ 6202 Karar sayılı ilamı ile “öncelikle el atılan yerin keşfen saptanan değeri üzerinden peşin harcın alınması, bu gereklilik yerine getirildiği takdirde davaya devam edilerek işin esasına girilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile elatmanın önlenmesi isteminin harçsız görülmesi sonucunu doğuracak şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından..” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak davanın elatmanın önlenmesi yönünden kabulüne, ecrimisil talebi yönünden reddine karar verilmiştir.
Dava konusu 10 no’lu bağımsız bölüme davacının kayden malik olduğu sabittir, bu nedenle davalının taşınmazda bulunmasının haklı nedeni olmadığı saptanarak elatmanın önlenmesi talebinin kabulü doğrudur, bu nedenle davalının temyiz itirazının reddine.
Davacının temyiz itirazına gelince, bilindiği üzere ecrimisil kötüniyetli zilyedin ödemekle yükümlü olduğu bir nevi haksız işgal tazminatıdır.
Toplanan delillerden ve tüm dosya içeriğinden arsa maliki davacı …’le yüklenici arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığı, davalı …’ın taşınmazı yükleniciden temlik aldığı, bilahare yüklenici ve … aleyhine tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemli dava açtığı ve bedel isteminin kabul edildiği, 07.03.2012 tarihinde kararın kesinleştiği sabittir.
Davalı, kararın kesinleşme tarihine kadar kötüniyetli değilse de bahsi geçen tarihten itibaren davalının iyiniyetinden söz edilemez.
Hal böyle olunca mahkeme kararının kesinleştiği 07.03.2012 ile dava tarihi arasındaki dönem için hesaplanacak ecrimisilin hüküm altına alınması gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle ecrimisil talebinin reddi doğru değildir.
Davacının temyiz itirazı bu yönüyle yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 16.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.