Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2015/13560 E. 2017/25926 K. 27.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/13560
KARAR NO : 2017/25926
KARAR TARİHİ : 27.11.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Silahla tehdit, tehdit, hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanık hakkında katılan …’a yönelik tehdit ve kasten yaralama suçlarından kamu davası açıldığı halde, bu suçlarla ilgili olarak hüküm kurulmamışsa da, mahallinde zamanaşımı içerisinde bir karar verilmesi mümkün görülerek dosya görüşüldü:
A) Sanık hakkında … ve …’a yönelik hakaret suçlarından ve …’a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık hakkında katılan …’a yönelik kasten yaralama suçundan kamu davası açılmadığı halde, CMK’nın 225. maddesine aykırı olarak iddianamede tanımlanmayan eylemden sanık hakkında mahkumiyet hükmü verildiği anlaşılmış ise de, bu hususla ilgili kanun yararına bozma yasa yoluna başvuru konusunda mahallinde değerlendirme yapılabileceği kabul edilmiştir.
Hakaret ve yaralama suçlarına ilişkin kararda öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre, verildikleri tarih itibariyle hükümlerin temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca, sanık …’in TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
B) Sanık hakkında silahla tehdit ve tehdit suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyizine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1) 14.08.2008 tarihli iddianame ile 17.07.2008 tarihinde sanığın, katılan …’ı ele geçirilemeyen kesici bir alet ile tehdit ettiğinin iddia edilmesi, sanığın suçlamaları kabul etmemesi, duruşmada dinlenen tanıkların görgüye dayalı bilgilerinin
olmaması karşısında, hangi kanıtlara dayanılarak ya da hangi nedenle katılanın beyanına üstünlük tanındığı açıklanıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
2) 03.09.2008 tarihli iddianamede belirtilen 23.07.2008 tarihli eylem nedeniyle sanık hakkında TCK’nın 106/1. maddesi gereğince mahkumiyet hükmü kurulmuşsa da, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık …’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.