YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/5016
KARAR NO : 2017/7878
KARAR TARİHİ : 16.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
1-Sanık … hakkında özel belgede sahtecilik suçundan verilen beraat hükmüne yönelik katılanın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılanın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2-Sanıklar … ve … hakkında özel belgede sahtecilik suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik katılanın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıkların …. ve ….. numaralı GSM hatlarına ait abonelik sözleşmelerini sahte olarak düzenlemek sureti ile özel belgede sahtecilik suçunu işledikleri iddiasıyla açılan kamu davasında; her ne kadar 02.10.2013 tarihli bilirkişi raporunda suça konu sözleşmelerdeki el yazıları ve katılan adına atılı bulunan imzalarla sanıkların imza ve yazıları aralarında aynı el ürünü olduklarını gösterir kaligrafik özellik ve itiyadi unsur tespit edilememiş olsa da, sanık …’un savunmalarında, medya iletişim isimli alt bayinin yetkilisi olduğunu,…. nolu hatta ilişkin numara taşıma başvuru formunun işyerinde düzenlenmiş olabileceğini, ancak kendisinin ve elemanlarının kesinlikle şahısları görmeden bu taşıma işlemini ya da başka bir başvuru işlemini dikkate almadıklarını, olayda herhangi bir kastının olmadığını belirtmesi, diğer sanık …’ın savunmalarında saha aktivite elemanı olarak çalıştığını, hat çıkarmak isteyen kişilerin kimliklerine bakarak sözleşme düzenlediğini belirtmesi ve suça konu sözleşmelerde sanıkların yetkilisi oldukları bayii kodlarının da yer alması karşısında bu işlemden doğan menfaatin sanıklara ait olacağı cihetle, sanıklara yüklenen suçların sübut bulduğu gözetilerek, hükümden sonra 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan aynı Kanunun 56. maddesinin 4. fıkrasındaki “Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükümleri ve TCK’nın 7. maddesi karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56. maddesindeki düzenleme de gözetilerek, sanıklara ayrı ayrı ön ödeme önerisinde bulunulduktan sonra sonucuna göre hukuki durumlarının takdirinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.