YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3568
KARAR NO : 2017/5932
KARAR TARİHİ : 13.12.2017
Tehdit ve yağma suçlarından şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 09/06/2017 tarihli ve 2016/1370 soruşturma, 2017/1528 esas, 2017/318 sayılı iddianamenin iadesine dair Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19/06/2017 tarihli ve 2017/115 sayılı iddianame değerlendirme kararına yapılan itirazın reddine ilişkin ÇANAKKALE 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/07/2017 tarihli ve 2017/661 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 15/11/2017 gün ve 8779-2017/Kyb sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21/11/2017 gün ve KYB/2017/64711 sayılı ihbar yazısı Dairemize gönderilmekle incelendi:
Anılan Yazıda;
(Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesince, “… şüphelinin müştekiye yönelik tehdit eylemine ilişkin olarak neler söylediği hususunda iddianamede herhangi bir ifadenin yer almadığı gibi yağma iddiası ile tehdit iddiası eylemlerinin iddianamede anlatılış biçimine göre birlikte işlenmediği dikkate alındığında, eylem tarihinden sonra soruşturma aşamasında 6763 sayılı yasa ile tehdit suçu uzlaşma kapsamına alındığı, ancak bu hususta uzlaştırma işleminin yapılmadığı anlaşılmakla” iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği, somut olayda müştekinin beyanında kendisi ile telefonda cinsel içerikli konuşmalar yaptığı Gönül Karamermer’in eşi olan şüphelinin kendisini telefonla birden çok kez arayarak ölümle tehdit ettiğini, bu olaydan kendisini kurtarması için belirtilen hesaba 5.000,00 Türk lirası yatırması gerektiğini söylemesi üzerine bu hesaba belirtilen miktarı yatırdığını ifade etmesi, şüphelinin tehdit iddiasını kabul etmemesine rağmen müşteki ile telefonda
görüştüğünü kabul etmesi, Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığınca temin edilen Telekominikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) kayıtlarında da müşteki ile şüphelinin birden çok görüştüğünün tespit edilmesi ve bu hususların iddianamede belirtilerek şüphelinin eyleminin tehdit ve yağma olarak kabul edilmesi karşısında, Cumhuriyet savcısı tarafından toplanan delillerin kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturduğu,
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesinin (b) bendine eklenen 3. alt bendi ile 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmış ise de, şüphelinin müştekiye yönelik gerçekleştirdiği tehdit içerikli sözlerinin yağma suçunun tehdit unsurunu oluşturduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ‘uzlaşma’ başlıklı 253/3. maddesinde yer alan “… Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme gereğince şüphelinin üzerine atılı tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunmasına karşın, bu suçla birlikte işlenen yağma suçunun bu kapsamda olmadığının anlaşılması karşısında, merciine yapılan itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca Çanakkale 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/07/2017 tarihli ve 2017/661 değişik iş sayılı kararının bozulması) Dairemizden istenilmiştir.
TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ihbar yazısı ve incelenen dosya içeriğine göre; yerinde görüldüğünden kabulü ile Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19/06/2017 tarihli ve 2017/115 iddianame değerlendirme nolu kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, yerel Mahkemece kanun yararına bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere dosyanın mahalline gönderilmesine, 13.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.