Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/3966 E. 2017/6087 K. 13.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3966
KARAR NO : 2017/6087
KARAR TARİHİ : 13.11.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/02/2016 tarih ve 2014/683-2016/153 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 17.01.1997 tarihinde davalı Bankaya 3 ay vadeli hesap açtırıp 2.000 DEM yatırdığını, 20.01.2011 tarihinde yeni çıkarılan hesap cüzdanında da 2.000 DEM mevduatının bulunduğunun görüldüğünü, parasını çekmek istediğinde 10 yıllık sürenin geçtiği ve TMSF’ye devredildiği gerekçesiyle mevduatının iade edilmediğini, davalının mevzuattaki yükümünü yerine getirmeden işlem yapmak suretiyle müvekkilini zarara uğrattığını ileri sürerek şimdilik 10.000 TL’nin 17.01.1997 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin gerekli ilanları yaptığını, internet sitesinde de TMSF’ye devredilecek mevduatı ilgililerine duyurduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 17.01.1997 tarihinde davalı Bankada 3 ay vadeli hesap açtırdığı, 20.01.2011 de çıkarttığı yeni hesap cüzdanında 2.000 DEM’in hesapta görüldüğü, davalı Banka tarafından sunulan ilanların tek başına yeterli olmadığı, hesap sahibine mektup gönderildiğine dair bir ispat vesikasının sunulmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 5.084,64 TL’nin 17.01.1997 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve temyiz incelemesinin ileri sürülen temyiz sebepleri ile sınırlı olarak yapılabilecek olmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 260,54 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 13/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.