YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/6933
KARAR NO : 2017/18262
KARAR TARİHİ : 15.11.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 27/02/1998 tarihinde davalıya ait bisküvi fabrikasında paketleme elemanı olarak çalışmaya başladığını, 12/09/2002 tarihine kadar sigortasız olarak çalıştırıldığını sonradan öğrendiğini, son iki yıl boyunca maaşların aksamalı olarak ödendiğini, maaş ödeme gününün her ayın 1-5 arası olmasına rağmen son zamanlarda 20-25’ini geçtiğini, fazla mesailerin de ödenmediğini, 04/04/2014 tarihinde ödemeleri istediğinde müvekkiline çalışırsan çalış, çalışmazsan defol git denmek suretiyle işveren tarafından işten kovulduğunu, asgari ücret karşılığı çalışan müvekkilinin 01/09/2012 tarihine kadar 08.00-17.00 arası çalıştığını, saat 19.00’a kadar fazla mesai yaptığını, 01/09/2012 tarihinden sonra üç vardiya çalışmaya başladıklarını, ancak çalışan sayısı düşürüldüğü için sürekli fazla mesai yapıldığını, Cumartesi günleri ve yılda 3 Pazar günü çalışıldığını, davalı işverene … 10. Noterliği aracılığı ile gönderilen ihtarnamenin tebliğ edildiğini, davalının ödeme yapmadığını ileri sürerek, kıdem tazminatı, hafta sonu tatili, resmi bayram tatili, yıllık izin ücreti, ihbar tazminatı, fazla mesai ve Mart 2014 maaş alacağını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının işyerini kendi istek ve iradesi ile terk ettiğini, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamadığını, davacının müvekkiline ait işyerinde 12/09/2002 tarihinde paketleme işçisi olarak çalışmaya başladığını, iş akdinin haklı sebeple feshedildiği 16/04/2014 tarihine kadar asgari ücret karşılığı çalıştığını, davacının işe giriş tarihinin kendi imzasına haiz işe giriş bildirgesi ile sabit olduğunu, aksi yöndeki davacı beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, davacının 07/04/2014 ve 08/04/2014 tarihlerinde izin almadan ve amirlerine bilgi vermeden işyerine gelmediğini, devamsızlık yaptığını, devamsızlığa ilişkin haklı mazeretini bildirmesi, aksi takdirde iş akdinin feshedileceğinin … 10. Noterliğinden 09/04/2014 tarihli ihtarnamesi ile davacıya bildirildiğini, ihtarname sonrası davacı işe dönmediği gibi 07/04/2014 tarihli ihtarname ile asılsız iddialarda bulunduğunu, davacının fazla çalışma alacağı bulunmadığını, hafta tatili ve resmi bayramlarda çalışmasının söz konusu olmadığını, 4 günlük yıllık izninin bulunduğunun belirlendiğini ve bunun üzerine kendisine banka aracılığı ile ödeme yapıldığını, Mart 2014 ayına ilişkin ücret ödemesinin de davacıya yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda fazla mesai hesabında 01.01.2014-04.04.2014 arasındaki dönemin, hesaplama hatası sonucunda 835,00 TL yerine 1.214,00 TL olarak alınması ve Mahkemece, hatalı hesaplamaya itibarla yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalıdır.
3-Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı fazla çalışma yaptığını kanıtlamak için tanık dinletmiştir. Davacı tanıklarından … 1997-2000 yılları arasında, … ise 2007-2011 yılları arasında kendi çalışma dönemleri için beyanda bulunmuşlardır. Tanıkların ancak kendi çalışma dönemlerindeki çalışma sistemi için beyanda bulunabilecekleri dikkate alınmadan, ifadelerinin tüm çalışma dönemi için geçerli kabul edilerek fazla mesai konusunda hesaplama yapılması isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.