YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/464
KARAR NO : 2017/12883
KARAR TARİHİ : 01.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
HÜKÜM : Beraat
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I) Müşteki vekilinin temyiz itirazları yönünden;
5271 sayılı CMK’nın 242/1 ve 260/1. maddelerinde, katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanların temyiz yoluna başvurabileceği düzenlenmiş ise de; aynı Kanun’un 233/1. maddesine göre duruşmaya çağrı kağıdı ile çağrılan şikayetçinin CMK’nın 234/1-b maddesine göre kovuşturma evresinde kamu davasına katılma hakkının bulunduğu, kovuşturma evresinin iddianamenin kabulüyle başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evreyi ifade etmiş olmasına rağmen, CMK’nın 237/1. maddesine göre kovuşturma evresinin her aşamasında ancak hüküm verilinceye kadar kamu davasına katılmanın mümkün olduğu, kanun yolu muhakemesinde davaya katılma isteğinde bulunulamayacağı, ancak, ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp reddolunan veya karara bağlanmayan katılma isteklerinin, kanun yolu başvurusunda inceleneceği ve karara bağlanacağı, açıklanan yasal düzenlemeler göz önüne alınarak somut olay incelendiğinde, 16.12.2015 tarihinde yapılacak duruşmaya çağrı kağıdının 10.11.2015 tarihinde müşteki vekiline tebliğ edilmesine rağmen müşteki vekilinin duruşmaya katılmadığı, belirtilen tarihte yapılan duruşmada sanık hakkında karar verildikten sonra 11.01.2016 tarihinde temyiz dilekçesi verdiğinin anlaşılması karşısında; kamu davası açıldıktan sonra 5271 sayılı CMK’nın 237/1 ve 238/1. maddelerine göre yöntemince mahkemeye başvurarak davaya katılmamış ve katılan sıfatı ile temyiz yetkisini kazanmamış müştekinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II) O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları yönünden;
1- Mühür bozma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08/03/2016 gün ve 2015/1121–2016/111 sayılı kararı da dikkate alınarak, suça konu mühürleme tutanağını düzenleyen … Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin, mühürleme tarihinden önce özelleştirildiği, özel hukuk tüzel kişisi olarak kamusal yetki kullanma hakkının bulunmaması nedeniyle,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye ve takdire göre, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun ve de takdire dayalı bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
2-Karşılıksız yararlanma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde:
Dosya kapsamına göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
a)Sanık hakkında sayaçtan geçirmek suretiyle fakat sözleşme yapmaksızın elektrik kullandığına dair kaçak elektrik tespit tutanağının düzenlenmesi karşısında; sanığın tutanağa konu yeri ne zamandan beri kullandığı konusunda zabıta araştırması yaptırılarak kaçak kullanım süresi tespit edilerek, mahallinde uzman bilirkişi marifetiyle keşif yapılarak kurulu güç belirlenip, sayaçtan kullanım süresi içerisinde normal kullanıma göre tüketebileceği ortalama elektrik miktarı bilirkişiye hesaplattırılıp, sayaçtan geçirilen tüketim miktarıyla karşılaştırılarak, arasında aşırı bir oransızlık bulunup bulunmadığına dair bilirkişiden rapor alınıp, sanığın karşılıksız yararlanma kastıyla hareket edip etmediği değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve tespiti gerekirken, eksik kovuşturma ile uygulama yapılması,
b)Alınacak bilirkişi raporu sonucunda, sanığın karşılıksız yararlanma kastıyla hareket ettiğinin tespiti halinde, kaçak kullanım bedeline ilişkin vergiler dahil cezasız kullanım bedeline ilişkin rapor alındıktan sonra; 5237 sayılı TCK’nın 168/5: ”Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası açılmaz; zararın hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi halinde ise, verilecek ceza üçte birine kadar indirilir. Ancak kişi, bu fıkra hükmünden iki defadan fazla yararlanamaz.” hükmü gereği, eğer zarar soruşturma aşamasında tamamen ödenmişse mutlaka düşme kararı verilip adli sicilde bunlara ilişkin mahsus bir sisteme kayıt ettirilmelidir. Sanık soruşturma aşamasında hiç ödeme yapmamış, sanığa ödeme ihtarı da yapılmamış ve sanık kovuşturma aşamasında bilirkişinin hesapladığı miktarı tamamen gidermişse yine düşme verilmelidir. Bilirkişiden alınan rapor sonucunda sanığa yeniden makul bir süre verilerek ve ”bilirkişi tarafından belirlenen zararı tamamen tazmin etmesi halinde kamu davasının düşürüleceğine” dair bildirimde bulunarak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 01/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.