YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10879
KARAR NO : 2017/8330
KARAR TARİHİ : 02.11.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : TCK’ nın 179/3 delaletiyle 179/2, 62, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın ve mahalli Cumhuriyet savcısının sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5271 sayılı CMK’nın 5728 sayılı Kanun’un 562. maddesiyle değişik 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenlemenin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılması gerektiği gözetilmeden “sanığın cezasının ertelenmesi halinde yeniden suç işlemeyeceği konusunda mahkememize olumlu kanaat gelmediğinden, ayrıca daha önceden kasıtlı suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından bu haliyle de 02/08/2008 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı yasanın 562. maddesi ile değişik CMK’nın 231.maddesindeki şartların oluşmadığı anlaşıldığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına takdiren yer olmadığına” şeklindeki yetersiz gerekçe ile sabıkası bulunmayan sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 5728 sayılı Kanun’un 562. maddesiyle değişik 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenlemenin uygulanmamasına karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Sanık hakkında hükmedilen 25 gün hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi esnasında adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının ve kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/6. maddesine ve TCK’nın 52/3. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı olup, sanık ve mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 02/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.