YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/3855
KARAR NO : 2017/12690
KARAR TARİHİ : 11.10.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağı istemli olarak başlatılan icra takibine, davalı borçlunun itirazı üzerine davacı icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı alacaklı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere, takip talebinde tahliye isteminin bulunmadığı hallerde İcra Mahkemesinden tahliye talep edilemeyeceğinin anlaşılmasına göre tahliyeye yönelik temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı alacaklı vekilinin alacağa yönelik temyiz itirazlarına gelince ;
Davacı alacaklı, genel haciz yolu ile 02/12/2015 tarihinde başlattığı icra takibinde 2015 yılı Kasım ve Aralık aylarına ait toplam 1.400,00 TL kira ve 20,71 TL işlemiş faiz alacağının tahsilini talep etmiş, davalı borçlu süresinde verdiği itiraz dilekçesi ile borca itiraz etmiştir.
Davacı alacaklının dava konusu taşınmazı 10/09/2015 tarihinde iktisap ettiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı borçlu, itiraz dilekçesinde kira ilişkisine ve kira miktarına karşı çıkmadığı gibi yargılama aşamasında eski malik Güler Kur ile akdedilen 01/08/2014 başlangıç tarihli, bir yıl süreli ve aylık 700,00 TL bedelli kira sözleşmesini ibraz ederek dava konusu taşınmazda kiracı olduğunu ikrar etmiş, davacı alacaklı da ibraz edilen kira sözleşmesini kabul etmiştir. Bu durumda halefiyet ilkesi gereğince taşınmazı iktisap eden yeni malikin, kiraya verenin sahip olduğu tüm haklara sahip olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece, tarafların kabulünde olan 01/08/2014 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli yazılı kira sözleşmesine değer verilerek işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken sözlü kira sözleşmesine dayanarak itirazın kaldırılması ve tahliye talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, davacı alacaklı vekilinin alacağa yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 11/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.