YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/7086
KARAR NO : 2017/18361
KARAR TARİHİ : 15.11.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, asgari geçim indirimi alacağı, yıllık izin ücreti, ücret alacağı, hafta tatili ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin davalıya ait … Pastanesinde 11/07/2009 tarihinde çalışmaya başladığını ve satış görevlisi olarak görev yaptığını, davacıya 21/07/2013 tarihinde kurum nezdinde çıkış verildiğini ancak SGK kaydı olmaksızın davacının 13/08/2013 tarihine kadar çalıştığını, ve 13/08/2013 tarihinde ” biz seni zaten işten çıkardık ” diyerek sözlü olarak davacının iş akdinin haksız olarak feshedildiğini beyanla fazlaya ilişkin haklarını saklı kalmak kaydıyla kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı, hafta tatili ücret alacağı, asgari geçim indirimi alacağı, yıllık izin ücreti alacağı, ücret alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; talep edilen haklardan kıdem ve ihbar tazminatı dışındaki alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının davalı şirkette garson olarak çalıştığını, çalışma saatlerine aykırı davranmaya başlaması, müşterilere karşı olumsuz davranışların eleştirilmesi yüzünden çıkan bazı huzursuzluklar olduğunu ayrıca davacının silahlı güvenlikçi olarak çalışacağını, artık çalışmak istemediğini bildirdiğini, kendisine başka iş bulması söylendiğini ve davacı ihbar önelini kullanmakta iken habersiz işe gelmemesi nedeniyle tutanaklar tutulduğunu ve iş akdinin feshedildiğini, 06/07/2013 tarihinde yaşanan tartışmadan sonra ihbar öneli kullandırılmakta iken 13/08/2013 tarihinden itibaren işe gelmemeye başladığını, yasal prosedür tamamlanarak işe akdinin feshedildiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere dayanılarak, davanın kısmen kabulü’ne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı ve davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçinin hafta tatili ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 46 ncı maddesinde, işçinin tatil gününden önce aynı Yasanın 63 üncü maddesine göre belirlenmiş olan iş günlerinde çalışmış olması koşuluyla, yedi günlük zaman dilimi içinde yirmidört saat dinlenme hakkının bulunduğu belirtilmiş, işçinin hafta tatili gününde çalışma karşılığı olmaksızın bir günlük ücrete hak kazanacağı da 46 ncı maddenin ikinci fıkrasında hüküm altına alınmıştır.
Hafta tatili izni kesintisiz en az yirmidört saattir. Bunun altında bir süre haftalık izin verilmesi durumunda, usulüne uygun şekilde hafta tatili izni kullandığından söz edilemez. Hafta tatili bölünerek kullandırılamaz. Buna göre hafta tatilinin yirmidört saatten az olarak kullandırılması halinde hafta tatili hiç kullandırılmamış sayılır.
2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunun 3 üncü maddesine göre, hafta tatili Pazar günüdür. Bu genel kural mutlak nitelikte olmayıp, hafta tatili izninin Pazar günü dışında da kullandırılması mümkündür.
Hafta tatili gününde çalıştığını iddia eden işçi, norm kuramı uyarınca bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda yer alan hafta tatili ücreti ödemesinin yapıldığı varsayılır. Bordroda ilgili bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde, işçi hafta tatilinde çalışma yaptığını her türlü delille ispat edebilir.
Hafta tatillerinde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. Hafta tatili çalışmalarının yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkân dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
İmzalı ücret bordrolarında hafta tatili ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından daha fazla çalışıldığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin hafta tatili alacağının bordroda görünenden daha fazla olduğu yönünde bir ihtirazi kaydının bulunması halinde, hafta tatili çalışmalarının ispatı her türlü delille yapılabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin bordroda yazılı olanın dışında hafta tatillerinde çalışmaların yazılı delille kanıtlaması mümkündür. Hafta tatili ücretlerinin tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt yoksa ödenen tutarın dışında hafta tatili çalışması yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerekir.
Hafta tatili çalışmalarının uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Dairemizce son yıllarda taktiri indirim yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır. Ancak, hafta tatili çalışmasının taktiri delil niteliğindeki tanık anlatımları yerine, yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda, böyle bir indirime gidilmemesi gerekir.
Somut uyuşmazlıkta hükme esas bilirkişi raporunda davacının tüm süre boyunca hafta tatillerinde çalıştığı kabul edilerek hafta tatili hesaplanmıştır.
Bu konuda davacı tanık anlatımları açık olmadığı gibi davalı tanıkları haftanın 6 günü çalıştığını beyan etmişler, fesihten sonra işyerinde teftiş yapan İş Teftiş Kurulu tutanağında ise işlerin yoğun olduğu 1 Mayıs-30 Ekim tarihleri arasında 4 hafta tatilinin bir haftasında çalışma yapıldığı belirtilmiştir.
Bu tespit karşısında öncelikle tanık anlatımları arasındaki çelişki giderilerek davacının ayda kaç hafta tatili yaptığı belirlenmeli ve buna göre hesaplanmalıdır. Tüm hafta tatillerinin hesaplanması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 15.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.