YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/4431
KARAR NO : 2017/11738
KARAR TARİHİ : 14.11.2017
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit, kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Doğrudan hükmolunan adli para cezasının miktar ve türüne göre; 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi gereğince hükmolunan 3000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükmünün temyizi mümkün olmadığından katılanlar vekilinin temyiz isteminin CMUK’nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
2- Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılan sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, CMK’nın 231/11.maddesi uyarınca, hakkındaki hüküm ilk şekliyle açıklanır. Açıklanan bu hükümdeki hukuka aykırılıklar, temyiz veya kanun yararına bozma yoluyla Yargıtayca yapılacak inceleme sonucunda giderilir.
Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işleyen veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmeyen sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükümde, yasal zorunluluklar dışında mahkemece bir değişiklik yapma imkanı bulunmamaktadır.
Somut olayda, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükümde açıklanması geri bırakılan kararın CMK’nın 231/11. maddesi uyarınca ilk şekliyle aynen açıklanması gerekirken, açıklanması geri bırakılan kararda sanığın tehdit suçundan mahkumiyetine karar verildiği halde, açıklanan hükümde sanığın tehdit suçundan beraatine hükmedilerek farklı hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 14.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.