Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2016/3177 E. 2017/8622 K. 08.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/3177
KARAR NO : 2017/8622
KARAR TARİHİ : 08.11.2017

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK’nın 89/1-3-b,62/1,52/2-4,53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet

Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü;
Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, mahkumiyet kararının kanuna aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddine; ancak;
1-Katılan … hakkında 29.05.2014 tarihinde Adli Tıp Kurumu Trabzon Grup Başkanlığı tarafından düzenlenen, şahsın yaralanmasının, hayat fonksiyonlarını 5. derecede etkileyecek şekilde vücudunda kırık ile duyu ve organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde yaralandığının belirtildiği anlaşılmakla, sanık hakkında, TCK’nın 89/1-2-a-b maddeleri gereğince tayin edilen temel cezadan ½ oranında arttırım yapılması gerektiği gözetilmeksizin, TCK’nın 89/3-b maddesi gereğince temel cezadan 1 kat oranında arttırım yapılmak suretiyle, sanık hakkında fazla ceza tayini,
2- Sanığın, idaresindeki aracı ile meskun mahal dışında gündüz vakti sollama yasağının bulunduğu korkuluksuz sert virajlı yolda önündeki tırı solladığı esnada karşı şeritten gelen minibüs ile çarpışması sonucu birden fazla kişinin yaralanmasına neden olduğu ancak yaralananlardan sadece …’ın sanıktan şikayetçi olduğu olayda, sollama yasağına uymayan sanığın eyleminde bilinçli taksir koşullarının oluştuğu gözetilmeksizin, sanığın tayin olunan cezasının TCK’nın 22/3. maddesi uyarınca arttırılması gerektiği gözetilmeyerek sanık hakkında eksik ceza tayini,
Kabule göre de;
1-İddianamede sevk maddesi olarak gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nın 89/3 maddesinin sanığa ek savunma hakkı verilmeksizin uygulanması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 226/2 maddesine muhalefet edilmesi,
2-TCK’nın 50/6. maddesinde bulunan “yaptırım” ibaresinin 01.03.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 26.02.2008 tarih 5739 sayılı Kanunun 4. maddesi ile “tedbirin” olarak değiştirilmesi ile sözü edilen maddenin birinci fıkrasının “a” bendi uyarınca hapis cezasının paraya çevrilmesi seçenek yaptırım, diğer bentlerde düzenlenen hususların ise seçenek tedbir niteliğinde olduğu, TCK’nın 50/6. maddesinde hükmün kesinleştikten sonra Cumhuriyet Savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesinin sonuçlarının düzenlendiği, somut durumda ise sanık hakkında bir tedbir niteliğini haiz olmayan, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verildiği, kaldı ki bu durumun hükmün tesisi aşamasında değil, hükmün kesinleşmesinden sonra infaz aşamasında nazara alınacağı hususu gözetilmeksizin infazı kısıtlar biçimde karar tesis edilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA; sanığın kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla, 08.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.