YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1838
KARAR NO : 2017/8613
KARAR TARİHİ : 08.11.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Yargı görevi yapanı etkileme (Yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs)
Hüküm : Beraat
Yargı görevi yapanı etkileme (Yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs) suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Temyiz dilekçesinin içeriğine göre; mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından gizliliğin ihlali suçundan kurulan beraat hükmü temyiz edilmemiş olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin yargı görevi yapanı etkileme (yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs) suçundan kurulan beraat hükmüne ilişkin olması nedeniyle bu suçtan verilen beraat kararı ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesinde:
Susurluk Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülmekte olan 2011/1029 sayılı soruşturma kapsamında, aleni yer olan savcılık kaleminde, şüpheli olarak ifadesi alınmak istenen … oğlu olan sanık …’in, “Ben de babamın ifadesi sırasında hazır bulanacağım.” talebinin Cumhuriyet savcısı tarafından yasal olanak bulunmadığı belirtilerek reddedilmesi üzerine; “Ben üsteğmenim. Babamın kanuni temsilciyisim.” diyerek cebinden çıkardığı askeri kimliği ifade alınacak masanın üzerine koyması eylemini, henüz dava açılmadan önce, yapılmakta olan bir soruşturma esnasında gerçekleştirmesi nedeniyle gerek suç tarihinde yürürlükte bulunan gerek hüküm tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 69. maddesiyle değişik TCK’nın 277/1. madde ve fıkrasındaki yargı görevi yapanı etkileme (yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs) suçunun unsurları somut olayda gerçekleşmediği gibi, sanığın, hukuka aykırı bir karar vermesi veya bir işlem tesis etmesi ya da gerçeğe aykırı beyanda bulunması için, yargı görevi yapan Cumhuriyet savcısını hukuka aykırı olarak etkileme amacını taşıyan bir ifadesinin bulunmaması karşısında 05.07.2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un 93. maddesi ile değişik TCK’nın 288/1. madde ve fıkrasındaki adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçunun da oluşmadığı anlaşıldığından, sanığın beraatine dair yerel mahkemenin kabulünde dosya kapsamına göre bir isabetsizlik görülmemiştir.
Mahalli Cumhuriyet savcısının sanığa atılı suçun yasal unsurlarının oluştuğuna ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığa yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle sanığın CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilmesi gerekirken, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığından bahisle aynı Kanun’un 223/2-e maddesi gereğince beraat hükmü kurulması,
Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hükmün 1 numaralı bölümünün, temyiz incelemesi yapılmayan gizliliğin ihlali suçundan kurulan beraat hükmüne ilişkin mahkemenin kabulü gözetilerek, “1- a) Sanık hakkında gizliliğin ihlali suçundan açılan davanın yapılan yargılaması sonunda, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı anlaşıldığından, CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince sanığın beraatine, b) Sanık hakkında yargı görevi yapanı etkileme (yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs) suçundan açılan davanın yapılan yargılaması sonunda, sanığa yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğu anlaşıldığından, CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince sanığın beraatine,” şeklinde değiştirilmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.