Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2017/17988 E. 2017/24041 K. 03.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/17988
KARAR NO : 2017/24041
KARAR TARİHİ : 03.11.2017

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Şantaj, özel hayatın gizliliğini ihlal
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
5271 sayılı CMK’nın 298. maddesinde temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerinin gösterilmemesi halinde temyiz isteminin reddedileceği belirtilmiş ise de; ilk derece mahkemesi olan Mersin 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/706 E-2016/666 K. sayılı ve 22/11/2016 tarihli hükmünün istinaf incelemesi sırasında kaldırılmasına karar verilmekle, kararın gerekçesi dahil ortadan kalktığı, kaldırılan hükmün gerekçesinin Bölge Adliye Mahkemesince gerekçe olarak gösterilmesi mümkün olmayıp, hüküm kurulurken yeniden CMK’nın 230. maddesinde belirtildiği biçimde gerekçe yazılması gerektiğinin gözetilmemesi dikkate alınarak; anılan Kanunun 289/1. maddesinde temyiz dilekçesi veya beyanında gösterilmiş olmasa da maddede yazılı hâllerde hukuka kesin aykırılık var sayılacağının belirtilmesi ve anılan maddenin (g) fıkrasında hükmün 230 uncu madde gereğince gerekçeyi içermemesinin hukuka kesin aykırılık hali olarak düzenlenmesi karşısında, sanık ve sanıklar müdafıinin temyiz dilekçelerinde herhangi bir sebep göstermemiş iseler de, temyiz isteklerinin kabul edilmesinin gerektiği belirlenerek, başkaca temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Anayasanın 141, CMK’nın 34 ve 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet savcısını ve herkesi inandıracak, Yargıtay denetimine imkan verecek biçimde olması gerekir.
Yargıtay’ın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapabilmesi için; kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi anlatımın ne gerekçeyle diğerine üstün tutulduğunun açık olarak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda sanığın hangi fiillerinin suç sayıldığı açıklandıktan sonra kabul edilen bu fiillerin hukuki nitelendirilmesinin yapılması, cezada artırım ve indirim gerektiren nedenlerin kanuni bağlamda tartışılması gerekirken, açıklanan bu hususlara uyulmayarak gerekçesiz hükümler kurulması,
Kanuna aykırı, sanık … ve müdafii ile sanık … müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 03/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.