Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2017/2701 E. 2017/6204 K. 07.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/2701
KARAR NO : 2017/6204
KARAR TARİHİ : 07.11.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL, TENKİS

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 07.11.2017 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz edenler vekili Avukat gelmedi, temyiz edilen davacı … geldi, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen asilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

-KARAR-

Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil, olmazsa tenkis isteğine ilişkindir.
Davacı, mirasbırakanı …’ın maliki olduğu 1679 ada 20 parsel sayılı taşınmazdaki 8 no’lu bağımsız bölümün intifa hakkını üzerinde tutarak çıplak mülkiyetini ½ şer oranda davalılara 05/08/2011 tarihinde satış yoluyla temlik ettiğini, anılan taşınmazın mirasbırakan ve davalıların ikametgahı olduğunu, emekli olan mirasbırakanın mal satmasını gerektirecek bir ihtiyacı olmadığı gibi davalıların alım gücünün de bulunmadığını, yapılan temlikin muvazaalı olduğunu ileri sürerek, çekişmeli bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile 1/4 payın adına tescilini, olmadığı takdirde tenkisini istemiştir.
Davalılar, satışın gerçek olduğunu, mirasbırakanın dava konusu evi satmak istemesi üzerine mağdur olmaması için birikimleri ile satın aldıklarını bildirip davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, yapılan temlikin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu saptanarak davanın kabul edilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalılar vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir, Reddine.
Davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince,
Bilindiği üzere, 6100 sayılı HMK’nun 297/2. maddesinde ‘’ Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. ‘’ hükmüne yer verilmiştir.
Ne var ki, mahkemece dava konusunun 20 sayılı parsel üzerindeki 8 no’lu bağımsız bölüm olduğu gözetilmeksizin hüküm kısmında bağımsız bölüm numarasına yer verilmeden 1639 ada 20 parsel üzerinden infazda tereddüte yol açacak şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Öte yandan, tapu müdürlüğünden celp edilen tapu kaydına göre çekişmeli taşınmazın 1679 adada bulunduğu, ancak mahkemece hüküm kısmında 1639 ada numarasına yer verildiği, gerekçe kısmında ise çekişmeli taşınmazın haritalarda 1079 adada bulunduğundan bahsedilerek şüphe ve tereddüt yaratılmıştır.
Hal böyle olunca, taşınmazın bulunduğu ada numarasındaki tereddüt giderildikten sonra çekişme konusu 8 no’lu bağımsız bölüm üzerinden iptal ve tescile karar verilmesi gerekirken infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Davalıların temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 07.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.