Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/7341 E. 2017/5460 K. 18.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/7341
KARAR NO : 2017/5460
KARAR TARİHİ : 18.10.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/12/2015 tarih ve 2013/247-2015/490 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, … Genel Müdürlüğü tarafından, 2001 yılı … Huzurevi onarım işinin dava dışı … İnşaat San. Tic. Ltd. Şti’ye ihale edildiğini, yapılan yazışmalar sonucu şirketin sigorta primi, işsizlik primi, işçilik borcu gecikme zammı gibi muhtelif şekilde 6.920,87 TL borcunun bulunduğunun anlaşıldığını, yüklenici işverenin söz konusu iş ile ilgili kesin teminatının nakde çevrilmesi hususunda bildirimde bulunulduğunu, ancak teminat mektuplarının tazmin talebinin uygun bulunmadığını, sözleşme hükümlerine göre teminatın iadesini gerektiren şartların oluşup oluşmadığının tespit edilemediği hallerde teminat mektuplarının bankalarca 10 yıllık zamanaşımı süresi ileri sürülerek kayıtlardan çıkarılmasının mümkün olmadığını, buna rağmen kayıtlardan çıkarılan teminat mektupları ile ilgili bankanın sorumluluğunun devam edeceğinin kararlaştırıldığını, dolayısıyla kesin teminat mektuplarının süresiz olması nedeniyle nakde çevrilerek tazmin ve tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, öncelikle talebin zamanaşımına uğradığını, 02/08/2001 tarihli teminat mektubunun … Huzurevi onarım işi için verildiğini, talep edilen sigorta prim borçlarının 2001/10. aya ait olduğunu, dolayısıyla davanın 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, zamanaşımının 19/12/2014 tarihinde dolacağı, ancak başvuru tarihinin 06/02/2013 olduğu, faizin ise bankaca reddedilme tarihi olan 07/03/2013 tarihinden başlaması gerektiği, riskin gerçekleşmiş olduğunun kabulü ile teminat mektuplarının nakde çevrilerek temerrüt tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği kanaatiyle, 02.08.2001 tarihli 4.750,00 TL bedelli ve 14.12.2001 tarihli 1.600 TL bedelli kesin teminat mektuplarının nakde çevrilerek temerrüt tarihi olan 07.03.2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacıdan harç alınmasına yer olmadığına, 18/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.