Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/19669 E. 2017/22011 K. 17.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/19669
KARAR NO : 2017/22011
KARAR TARİHİ : 17.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı …’ye ait işyerinde işçi olarak çalıştığını, Milli Eğitim Bakanlığı’na atanmak suretiyle davalı ile olan sözleşmesinin sona ermesine kadar işyerinde uygulanan TİS gereğince ödenmeyen ücret ve sosyal yardım alacaklarının mevcut olduğunu belirterek, bir kısım işçilik ücret ve sosyal yardım alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, istekler kısmen hüküm altına alınmıştır.
Temyiz:
Kararı davacı ve davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında, fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil günlerinde işçinin çalışıp çalışmadığı hususu ihtilaflıdır.
Fazla çalışma yaptığını, hafta tatillerinde ve genel tatil günlerinde de çalıştığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla mesai ve diğer günler yapıldığı iddia edilen çalışmanın ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle iş yerine giriş çıkışı gösteren belgeler, iş yeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda, hükme esas bilirkişi raporunda davacı tanık beyanları dikkate alınarak söz konusu alacaklar hesaplanmıştır. Yargılama sırasında dinlenen tanık beyanlarının husumetli olduğu anlaşılmaktadır. İş yerinin kamu kurumu olma niteliği, yapılan iş ve işlemlerin kayıt altına alınmasının gerekliliği, ilçenin nüfusu ve davacının yaptığı iş dikkate alındığında olabilecek iş kapasitesi ve belediyede çalışan sayısının çokluğu da değerlendirildiğinde, fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücreti isteklerinin reddi gerekirken yazılı şekilde kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3- Yakacak yardımı bedeline ilişkin de ihtilaf mevcuttur.
Somut olayda, işyerinde geçerli bulunan toplu iş sözleşmesinde, Ağustos ayında 500 kg odun ve 1,5 ton kömür yardımı yapılacağına ilişkin hüküm bulunmaktadır. Mahkemece hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda, yakacak yardımının ne kadar nakdi bedele karşılık geleceğine dair dosyada bilgi olmadığı gerekçesiyle hesaplama yapılmamıştır. Dairemizce temyiz incelemesi yapılan emsal nitelikteki dosyalarda olduğu gibi, yakacak yardımına ilişkin odun ve kömür yıllık birim fiyatlarının tespit edilerek, bu alacak kaleminin hesaplattırılması gerekmekte olup, aksi yönde işlemle alacağın reddine karar verilmesi hatalı bulunup,bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.