Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2015/7536 E. 2017/12345 K. 23.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/7536
KARAR NO : 2017/12345
KARAR TARİHİ : 23.11.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hüküm tarihine kadar yapılan yargılama gideri toplamı, CMK’nın 324/4 maddesinde atıfta bulunulan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20 TL’den az olduğu halde yargılama giderinin suça sürüklenen çocuklardan tahsiline karar verilmiş ise de, hüküm kesinleşinceye kadar yapılacak yargılama giderlerinin de toplam yargılama gideri kapsamında olması nedeniyle hükmün kesinleştiği tarihte suça sürüklenen çocuklardan tahsili gereken yargılama giderinin yukarıda açıklanan terkin edilmesi gereken miktardan az olması halinde Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temtiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuklar … ve… hakkında 5237 sayılı TCK’nın 31/2. maddesi uyarınca işledikleri konut dokunulmazlığını bozma fiilinin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadıkları veya davranışlarını yönlendirme yeteneklerinin yeterince gelişip gelişmediği hususunda uzman hekim raporu alınması gerektiği gözetilmeden, sadece hırsızlık suçundan alınan rapor ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk … hakkında 5395 sayılı Kanun’un 35/1. maddesi uyarınca sosyal inceleme raporu aldırılmadan, aynı Kanun’un 35/3. maddesine göre de sosyal inceleme yaptırılmamasının gerekçesi gösterilmeden yazılı biçimde eksik inceleme ile hüküm kurulması,
3-Suça sürüklenen çocuk …’nin soruşturma aşamasında alınan ifadesinde eylemi saat 19:00 sıralarında işlediklerine, katılanın olayın yatsı ezanı okunduktan sonra namaz kılmaya hazırlandığı sırada meydana geldiğine dair beyanları, UYAP kaydına göre suç tarihinde güneşin saat 17:47’de battığının ve buna göre gece vaktinin saat 18:47’de başladığının, yine suç tarihinde yatsı ezanının saat 19:10’da okunduğunun, bu suretle eylemin geceleyin işlendiğinin anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuklar Mustafa, Emre ve Hakan hakkında 5237 sayılı TCK’nun 143 ve 116/4. maddelerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
4-Suça sürüklenen çocukların ayrı ayrı suça konu parayı soruşturma aşamasında kısmen iade ettiklerinin anlaşılması karşısında, kısmi iade nedeniyle suça sürüklenen çocuklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterip göstermediği katılandan sorularak, sonucuna göre TCK’nın 168/1-4. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
5-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin objektif koşullarından birisi de suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi olduğu ancak herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşulun aranmayacağı ve konut dokunulmazlığını bozma suçunun zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmadığı ve adli sicil kaydına göre suça sürüklenen çocuklar… ve…’nin suçtan önce sabıkasız olduğu,suça sürüklenen çocuk …’nın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel sabıkasının bulunmadığı gözetilmeden, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyecekleri hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken, anılan maddenin uygulanma olanağının bulunup bulunmadığı tartışılmadan yazılı biçimde karar verilmesi,
6-5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 11/1. maddeleri uyarınca, 5395 sayılı Kanun’un 5. maddesinde öngörülen koruyucu ve destekleyici tedbirlerin suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından uygulanabileceği gözetilmeden, cezai sorumluluğu olan ve hakkında mahkumiyet kararı verilen suça sürüklenen çocuklar… ve… hakkında 5395 sayılı Kanun’un 5/1-b-d. maddesinde belirtilen eğitim ve sağlık tedbiri ile suça sürüklenen çocuk … hakkında 5395 sayılı Kanun’un 5/1-a-d. maddesinde belirtilen danışmanlık ve sağlık tedbiri uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 23.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.