Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/10372 E. 2017/5511 K. 19.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/10372
KARAR NO : 2017/5511
KARAR TARİHİ : 19.10.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/03/2016 tarih ve 2014/407-2016/115 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 17.10.2017 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılar vekili Av…. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının … Minibüsçüler odasına bağlı olarak minibüs işlettiğini, … Minibüsçüler Odası ile S.S.21 Nolu Özel Halk Otobüsleri Taşıyıcılar Kooperatifi arasında bir kısım protokoller imzalandığını, işbu protokoller doğrultusunda davacının davalı lehine 20/06/2011 ödeme tarihli 38.100,00 TL bedelli senedi düzenleyerek verdiğini, akabinde senet bedelini ödeyerek bono asılını geri aldığını, protokol şartlarının gerçekleşmediğini, düzenlenen bonoya dayalı olarak alınan bedelin haksız olduğunu ileri sürerek, 38.100,00 TL’nin dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş; ıslah dilekçesiyle … Minibüsçüler Esnaf ve Sanatkarlar Odası ile S.S.21 Nolu Özel Halk Otobüsleri Taşıyıcılar Kooperatifi arasında akdedilen tüm anlaşma, sözleşme ve protokollerin geçersizliğinin tespitine ve geçersiz sözleşmeler uyarınca müvekkili tarafından ödenen 38.100,00 TL’nin iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, dava dilekçesi ile sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayanarak akde aykırılık nedeniyle sözleşmenin feshi ve verilenin iadesi talebi ile müvekilleri aleyhine dava ikame edildiğini, haksız ve dayanaksız davanın reddine talep ettiklerini, müvekkilerine 20/06/2011 tarihinde ödeme yapıldığının iddia edildiğini, 28/05/2011 tarihi itibari ile yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanununun sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine uygulanacak zamanaşımı sürelerini belirleyen hükümlerinin uygulanmasının gerektiğini, zamanaşımı itirazı nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, sözleşmenin feshini talep eden davacının fesihte haklı olduğunu ispat etmesi gerektiğini, ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının haksız ve kötü niyetli olduklarını, davacının ve müvekkillerinin üyesi bulunduğu S.S.21 Nolu Özel Halk Otobüsleri Taş. Koop’ne ödeme yapılmadığını, davacı tarafından kabul edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, protokol tarihine kadar doğan zararın varlığının sabit olduğu, davacı ve davalıların protokol ve sözleşmeleri yapan Esnaf Odası ve Kooperatif’e bağlı oldukları, sözleşmeleri kabullendikleri ve sözleşme gereği edimlerini ifa ettikleri, var olan zararın giderilmesi karşısında sözleşmenin geçersizliğinin ileri sürülemeyeceği ve zarara karşı ödenen bedelin iadesinin mümkün olmadığı, ödenen senetlerin bedelsiz kalmadığı, BK. 97 ve MK.7. maddesi uyarınca davacının senet bedelini iade talebinde haklı olmadığı ve uygulanan sözleşme ile protokollerin iptali isteminde hukuki yararı bulunmadığı, davanın ispata elverişli ve yeterli delillerle ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı tarafından yapılan ıslah işleminin davanın tamamen ıslahı mahiyetinde olmadığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, davacının üyesi olduğu Minibüs Odası ile davalının üyesi olduğu dava dışı kooperatif arasında düzenlenen anlaşma ve protokollerin geçersizliğinin tespiti ile geçersiz sözleşme uyarınca ödenen senet bedelinin istirdatı istemine ilişkin olup, dava konusu senedin dosya arasında bulunan anlaşma, çeşitli protokoller çerçevesinde davacı tarafından keşide edildiği dosya kapsamı ile sabittir. Taraflar arasındaki temel uyuşmazlık, senedin keşide edilme nedeninin ortadan kalkıp kalkmadığı noktasında toplanmakta olup, mahkemece dava konusu senedin davalı kooperatif ortaklarının doğmuş zararlarına ilişkin verildiği kabul edilerek yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, yukarıda özetten de anlaşılacağı üzere, davacının da içerisinde olduğu minibüsçülerin araçlarının kapasitesinin artırımına ve dava konusu senedin davacı tarafından keşide edilmesine dayanak yapılan 2007 tarihli UKOME genel kurulu kararının mahkemece iptal edilmesi karşısında, iptal kararına rağmen anılan UKOME kararının fiilen uygulamasının devam edip etmediği, davalı Kooperatif üyesinin 2007 tarihli UKOME kararının alınmasından iptal edilinceye kadarki geçen süre zarfında, yine fiili durumun sonuna kadar geçen sürede zarara uğrayıp uğramadığı, uğramışsa ne miktar zarara uğradığı gerektiğinde bilirkişi incelemesi de yapılmak suretiyle tespit edilmelidir. Bu bağlamda senedin keşide edilme nedeninin ortadan kalkıp kalkmadığı ya da ne oranda ortadan kalktığı hususları da mahkemece yeterince irdelenip iptal edilen UKOME kararı yerine alınan yeni kararlar dahi dayanak anlaşma ve protokoller ile birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken denetlenebilir yeterli dayanağı da gösterilmeden eksik inceleme ile yazılı gerekçesiyle davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 19/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.