Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2015/16059 E. 2017/8980 K. 16.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/16059
KARAR NO : 2017/8980
KARAR TARİHİ : 16.11.2017

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : Her iki sanık hakkında; 5271 sayılı CMK’nın 223/2-a maddesi uyarınca Beraat

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların beraatlerine ilişkin hüküm, katılan vekili ile mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıkların, yanlarında getirdikleri dedektörler ile define araştırması yaptıkları sabit ise de, 2863 sayılı Kanunun 74/2. maddesinde düzenlenen “izinsiz define araştırma” suçunun oluşabilmesi için, anılan Kanunun 6. maddesi kapsamında kalan korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarında, bunların korunma alanlarında veya sit alanlarında araştırma faaliyetlerinde bulunulması gerektiği, dosya içerisinde mevcut 29/05/2014 tarihli bilirkişi raporunda, jandarma komutanının gösterdiği yerdeki tarlalarda yaklaşık 1 – 1.5 m boyunda buğday ekili olduğundan, tam anlamıyla yüzey incelemesi yapılamadığının, ancak, etraftaki gözlemler sonucunda, özellikle ekilmemiş tarlalarda, hem topoğrafik açıdan yüzey şeklinden hem de yüzeyde bulunan seramik parçalarından anlaşıldığı kadarıyla, tescil edilmemiş Geç Roma ve Bizans dönemine ait bir yerleşim olduğunun ve alanda kesinlikle 2863 sayılı Kanun kapsamına girecek nitelikte kültür mirası bulunduğunun belirtildiği anlaşılmakla; sanıkların, dedektörleri ile araştırma yaptıkları sırada kolluk kuvvetlerince yakalandıkları yerin, bahse konu bilirkişi raporunda değinilen Geç Roma ve Bizans dönemine ait yerleşim yeri içerisinde kalıp kalmadığı ve dolayısıyla izinsiz define araştırmasının, 2863 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamındaki bir alanda yapılıp yapılmadığı şüpheden uzak ve tereddütsüz şekilde tespit edilerek, sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ile beraate dair hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekili ile mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince beraate ilişkin hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 16/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.