YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2850
KARAR NO : 2017/5175
KARAR TARİHİ : 09.10.2017
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/11/2015 tarih ve 2011/221-2015/201 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada davalı birleşen davada davacı Cem Davetiyeleri ve Matbaacılık San. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin düğün davetiyesi ürettiğini, tasarım ve faydalı modellerinin tescilli olduğunu, davalı şirket tarafından EGE, YAĞMUR katalogları adı altında ve www.cemdavetiyeleri. com internet sitesinde müvekkil ürünlerini taklit ile tasarımdan ve faydalı modelden doğan haklarına tecavüz ettiğini, haksız rekabete yol açtığını ve haksız kazanç elde ettiğini beyanla tasarımdan doğan haklara tecavüz fiillerinin durdurulmasına, müvekkilinin davetiye piyasasındaki itibarının zedelenmesinden dolayı 150.000,00 TL manevi tazminat, tasarımdan doğan haklara tecavüz edenin tasarımı kullanmakla elde ettiği kazanca göre 10.000 TL yoksun kalınan kazancın davalıdan tahsiline, mahkeme kararının Türkiye çapında yayın yapan 2 farklı gazetede yayınlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen dava yönünden davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili, dava konusu 2010/01559, 2007/02889, 2010/02990, 2006/03017, 2008/04027, 2004/01736 tescil numaralı endüstriyel tasarımlar ve 2010/02637 tescil numaralı faydalı model belgesinin hükümsüzlüğünün gerektiği, endüstriyel tasarımları ve faydalı modelinin yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını taşımadığı, birçok firma tarafından daha önceden kullanıldığı, topluma mal olduğunu ileri sürerek davalının faydalı model ve endürtriyel tasarımlarının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiş, asıl dava yönünden davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; asıl davanın, endüstriyel tasarım ve faydalı model hakkına tecavüzün meni ile maddi manevi tazminat istemi, karşı davanın endüstriyel tasarım ve faydalı modelin hükümsüzlüğü ile sicilden terkin istemine ilişkin olduğu, asıl dava yönünden, davacı Sedef Davetiyenin 2010/01559-5 nolu tescilli tasarım ile davalının 20416 kod nolu ürünü arasında bilgilenmiş kullanıcı gözünde belirgin benzerlik bulunduğu, yine faydalı model açısından davacının faydalı modeli ile davalının 20485 kodlu ürünü karşılaştırıldığında faydalı model kapsamında kaldığının anlaşıldığı, davalı kullanımlarının endüstriyel tasarım hakkına ve faydalı modele yönelik tecavüz fiilini oluşturduğu, diğer tasarımlar yönünden davalı kullanımlarının davacı tasarımı kapsamında kalmayıp bilgilenmiş kullanıcı gözünde farklı olduğundan herhangi bir tecavüz ve haksız rekabet durumu oluşmadığı, somut olayda mevcut kayıt ve belge ve defterlere göre, ürününün niteliği, davalı tarafın ürün satışları, B.K ve hakkaniyet gereği endüstriyel tasarım ve faydalı modele tecavüz nedeniyle 2.500,00 TL maddi tazminat ve 2.500,00 TL manevi tazminat takdir edildiği, bu nedenle tecavüzün tespiti ve menine, söz konusu ürünlerin piyasaya sürülmesinin, satışa sunulmasının engellenmesine, ürünlere el konulmasına ve imhasının ve kararın gazetede ilana karar verildiği, birleşen dava yönünden davacı tarafın sunduğu deliller dikkate alındığında dava konusu tasarımların koruma tarihinden evvel yenilik niteliklerinin bulunmadığını ispata elverişli olmadığı, sunulan bir kısım delillerin bilgilenmiş kullanıcı gözünde belirgin benzerlik arz etmediği, bilirkişiler tarafından resen yapılan araştırmada da yenilik giderici herhangi bir delile rastlanmadığı, bu nedenle endüstriyel tasarımların hükümsüzlüğü gerektiğinin ispat edilemediği, yine birleşen dava da faydalı modelin hükümsüzlüğü yönünden bilirkişi heyeti her ne kadar hayat tecrübelerine göre farklı yerlerde söz konusu buluşa yönelik yurtdışı firmalarında uzun yıllardan beri kullanılan ürünler olduğu belirtilmiş ise de bunun sadece kendi şahsi görüşlerini ifade eden değerlendirmeler olduğu, faydalı modelin hükümsüzlüğü için yeterli olmadığı, faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü yönünden dosya içerisinde somut bir belge olmadığı, faydalı modelin hükümsüzlüğü talebinin reddi gerektiği, bu nedenle birleşen dava yönünden faydalı model ve endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü istemine yönelik davanın reddine, asıl dava yönünden davanın kısmen kabulü ile davalı kataloğundaki 21416 ve 20485 kodlu ürünün davacının endüstriyel tasarım ve faydalı modeline benzer olduğundan bu ürünler yönünden tecavüzün tespiti ve menine, piyasaya sürmesinin, satış yapmasının, katalogda tanıtım yapmasının engellenmesine, ürünlere el konulmasına, katalogdaki bu ürünlere ilişkin kısımların çıkarılmasına, el konulan ürünlerin masrafı davalıdan alınmak suretiyle imhasına, hüküm kesinleştikten sonra masrafı davalıdan alınmak suretiyle beş büyük gazeteden birinde ilanına, 2.500,00 TL maddi, 2.500 TL manevi tazminatın davalı taraftan tahsili ile davacıya ödenmesine, diğer tasarımlara yönelik davalının kullanımı benzer olmadığından davacı taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı asıl ve birleşen dava yönünden davalı-davacı Cem Davetiyeleri ve Matbaacılık San. Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve Türk Borçlar Yasası’nın 50. maddesine göre verilen maddi tazminatın ve buna bağlı olarak da belirlenen manevi tazminatın takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl dava da davalı- birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 09/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.