YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3622
KARAR NO : 2017/8373
KARAR TARİHİ : 25.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ve dahili davalı … vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … vekili, 07/04/2011 tarihli dava dilekçesinde özetle; tapuda Hazine adına kayıtlı … Köklü (…) köyünde bulunan 139 ada 16 parsel sayılı tarla niteliğindeki taşınmazın Nisan 1921 tarih 18, 20, 21, 28 ve 83 sıra numaralı tapu kayıtlarına ve müvekkili yararına zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğu iddiasına dayanarak taşınmazın tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tesciline karar verilmesi talebiyle dava açmıştır.
Mahkemece, davacının davasının kabulü ile …, … köyü, 139 ada 16 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve dahili davalı … vekilleri tarafından esasa yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Yörede, 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp 10/12/1999 – 12/01/2000 tarihleri arasında ilân edilen arazi kadastrosu vardır. Kadastro çalışması sırasında 139 ada 16 parsel sayılı 23.085,40 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 1936 tarih ve 136 sıra numaralı tahrir kaydına dayanılarak, tarla niteliğiyle Hazine adına tesbit ve tescil edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme sonrasında davacı gerçek kişinin davasının kabulü ve çekişmeli 139 ada 16 sayılı parselin tapu kaydının iptaline ve davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş ise de tapu müdürlüğünün dosya arasında bulunan yazısı gereğince çekişmeli taşınmazın kamulaştırma işlemi sonucu ifraz gördüğü ve 139 ada 39 ve 40 sayılı parsellerin oluştuğu bildirilmiş ve ifrazen oluşan parsellerin tapu kayıtları mahkemeye gönderilmiştir. Söz konusu tapu kayıtları incelendiğinde ise 139 ada 39 sayılı parselin yol niteliği ile 40 sayılı parselin de tarla niteliği ile Hazine adına tapuya kaydedildiği tesbit edilmiştir. Mahkemece yörede davalı … tarafından yapılan kamulaştırma işlemine ilişkin tüm evraklar ve kamulaştırma planı getirtilip çekişmeli 139 ada 16 sayılı parselin kamulaştırma planı kapsamında kalıp kalmadığı fen bilirkişi eliyle zemine uygulanmamış ve şayet tapu müdürlüğü cevabında bildirildiği gibi çekişmeli parsel kamulaştırma kapsamında kalıyor ve ifraz görerek yeni parsel numaraları oluşmuş ise sadece kamulaştırma kararı öncesinde kime ait olduğunun tespitine karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken eski parsel numarası olan 139 ada 16 sayılı parselin tapu kaydının iptali şeklinde hüküm kurulmuş olması da doğru görülmemiştir.
O halde; mahkemece öncelikle dava konusu 139 ada 16 sayılı parselin bulunduğu yörede davalı … tarafından yapılan kamulaştırma çalışmalarına ilişkin plan, proje, kroki ve tüm belgeler ilgili birimden sorulmak suretiyle getirtilmeli, sonrasında bir harita mühendisi veya fen elemanı aracılığıyla mahallinde yapılacak inceleme ve keşifte bu belgeler zemine uygulanmalı, ilgili kamulaştırma planı ile çekişmeli taşınmazı kapsayan kadastro paftası ölçekleri birbirine çevrilmek suretiyle çakıştırması yapılarak dava konusu taşınmazın kamulaştırma planındaki konumu, kamulaştırma kapsamında yer alıp almadığı, taşınmaza ilişkin kamulaştırma işleminin tamamlanıp tamamlanmadığı, tamamlanmış ise tapu kaydının oluşup oluşmadığı kesin bir şekilde belirlenerek oluşacak sonuca ve toplanan tüm delillere göre bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırmaya dayanılarak hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazine ve dahili davalı … Müdürlüğünün temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 25/10/2017 günü oy birliğiyle karar verildi.