YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/10514
KARAR NO : 2017/8966
KARAR TARİHİ : 16.11.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa aykırı davranmak suçundan sanık …’ın, anılan Kanunun 74/2 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 62/1. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Kemalpaşa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/01/2017 tarihli ve 2014/630 Esas, 2017/8 sayılı kararı ile ilgili olarak;
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 03/03/2016 tarihli ve 2014/22852 Esas, 2016/1146 sayılı kararında da belirtildiği üzere, “Suç tarihinde, Kaynarca İlçe Jandarma Karakol Komutanlığı’na yapılan bir ihbar üzerine, olay yeri olan Kaynarca ilçesi, … köyü, … mevkiine giden kolluk görevlilerince sanıklar … ve … ile hakkında verilen beraat kararı temyiz incelemesine gelmeyen …’un bir adet arama dedektörü ile arazide araştırma yaptıkları esnada yakalandıkları, arazide yapılan incelemede bir kazı izine rastlanmadığı, sanıkların da ifadelerinden anlaşılacağı üzere, henüz bir kazı yapmadıkları, ancak dedektör ile izinsiz araştırma yaptıkları, 2863 sayılı Kanunun 5728 sayılı Kanun ile değişmeden önceki 74/3. cümlesinde ve 5728 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 74/2. maddesinde düzenlenen izinsiz araştırma yapma suçuyla, 2863 sayılı Kanunun 6. maddesinde belirtilen kültür ve tabiat varlıklarında, bunların koruma alanlarında, tespit ve tescil edilmiş sit alanlarında araziye fiziki müdahale teşkil etmeyen toprak üstünde veya su altında kültür ve tabiat varlıklarının araştırılmasına yönelik eylemlerin yaptırım altına alındığı, davaya konu yerin ise 2863 sayılı Kanunun 6. maddesinde belirtilen koruma alanlarından olmadığı, olay yerinde yapılan 24.10.2013 tarihli keşfe iştirak eden fen ve arkeolog bilirkişisinden alınan raporlarda da olay yerinin sit alanı veya korunması gerekli alan olmadığının belirtildiği, böylece sanıkların üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığı ve mahkemece atılı suçtan sanık …’un beraatine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla” şeklinde olduğu nazara alındığında, bahse konu olayın gerçekleştiği yerin sit alanı olduğuna dair dosyaya yansıyan bir belge olmadığı anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığının 11/10/2017 gün ve 94660652-105-35-6596-2017-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19/10/2017 gün ve 2017/58261 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, Kemalpaşa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/01/2017 tarihli ve 2014/630 – 2017/8 sayılı kararının, CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16/11/2017 tarihinde yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.