Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2016/10010 E. 2017/8827 K. 14.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10010
KARAR NO : 2017/8827
KARAR TARİHİ : 14.11.2017

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
Hüküm : CMK’nın 231/11.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasıileTCK’nın 179/3-2, 62, 50/3, 50/1-a, 52/1-2, 5275 sayılı yasanın 106/3.maddeleri gereğince mahkumiyet

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 179/3-2, 62. maddeleri gereğince 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tâbi tutulmasına dair Kozaklı Sulh Ceza Mahkemesinin 14.10.2011 tarihli ve 2011/81 esas, 2011/160 sayılı kararının 18.11.2011 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içinde 22.11.2012 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan Boğazlıyan Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2012/521 esas, 2013/331 karar sayılı ve 25.06.2013 tarihli kararı ile mahkumiyetine karar verildiği ve bu kararın 26.06.2014 tarihinde kesinleşmesiyle, 5 yıllık denetim süresi içerisinde sanığın kasten suç işlediği gerekçesiyle yapılan ihbar üzerine CMK’nın 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanmasına ilişkin Kozaklı Asliye Ceza Mahkemesinin 25.02.2015 tarih ve 2014/155 esas, 2015/32 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi:
5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesine göre, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olmak koşuluyla, mahkum olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezasının, aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinde zorunluluk bulunduğu, sanığa ait adli sicil kaydında ise, hapis cezası mahkumiyetine ilişkin ilamı mevcut olduğundan, anılan düzenlemenin uygulanma koşullarının oluşmadığı gözetilmeksizin, sanık hakkında tayin edilen 25 gün hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken, 5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesinin dayanak gösterilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde cezanın hapse çevrileceği ihtarı yapılması gerekirken, infaz aşamasında nazara alınması gereken, 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi uyarınca ödenmeyen adli para cezasının kamuya yararlı işte çalıştırmaya çevrileceğinin ihtarına hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak; yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasının 8. paragrafın hükümden çıkarılarak yerine “TCK’nın 52/4. maddesi gereği ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına” cümlesinin yazılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün, isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.