Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/4057 E. 2017/6099 K. 13.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4057
KARAR NO : 2017/6099
KARAR TARİHİ : 13.11.2017

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/01/2010 tarih ve 2008/17-2010/21 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 2005/… sayılı “…+ …” ibareli marka başvurusuna müvekkilinin tanınmış “…” ve “… …” ibareli markalarına dayanarak yaptığı başvurunun davalı Kurumun YİDK’nca nihai olarak reddedildiğini, başvurunun tescili halinde asıl unsurları “…” sözcüğü olan markaların ayırt edilemeyecek derecede benzerliği nedeniyle iltibasın doğacağını, müvekkilinin markalarının tanınmışlığı nedeniyle tüm sınıflarda tescili engelleyebileceğini, davalı şirketin haksız yarar sağlayacağını, müvekkili markalarının itibarının ve ayırt edici karakterinin zarar göreceğini ileri sürerek YİDK’nın 2007-M-6467 sayılı kararının iptalini, davalı şirket adına başvurusu yapılan 2005/… sayılı işaretin tescili halinde hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili ve davalı şirket vekili, ayrı ayrı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait “…” ibareli markalarla davalı şirket başvurusuna konu “…” ibareli markanın benzer olduğunu, ancak başvuruda 16. ve 40. sınıf mal ve hizmetlerin tescilinin istendiği, davacı markalarının ise bu sınıfları kapsamadığı, bu itibarla 556 sayılı KHK’nın 8/1-b bendi uyarınca iltibas tehlikesinin bulunmadığı, aynı KHK’nın 8/4 maddesi şartlarının da oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,70 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.