Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/11474 E. 2017/15085 K. 13.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11474
KARAR NO : 2017/15085
KARAR TARİHİ : 13.11.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün duruşmalı olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Duruşma istemi davanın niteliği itibari ile duruşmaya tabi olmadığından duruşma isteminin reddine,
Davacılar vekili; davalı tarafın her yılın ağustos ayının 1. günü ödenmesi gereken 2009 ve 2010 yıllarına ait kira bedellerinden toplam 74.500,00 euronun eksik ödendiğini, ödenmeyen kira bedeli için takip başlattıklarını, davalının itiraz dilekçesinde ödeme belgesi olduğunu belirttiği halde ödeme belgesini icra dosyasına sunmadıklarını belirterek itirazın kaldırılması ile takibin devamına ve davalı borçlunun alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; davalının, davacı alacaklılara kira borcu olmadığını, 08.12.2010 tarihinde taşınmazı tahliye ettiklerini, aynı tarihli fesihnamede tarafların karşılıklı alacak ve borçlarının bulunmadığının belirtildiğini, tarafların ibralaştıklarını savunurak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davalı tarafından ibraz edilen fesihnamenin davacılardan sadece … Turizm A.Ş’yi ilgilendirdiği, bu davacı yönünden takip ve davanın haksız olduğu diğer iki davacı yönünden davalı tarafın herhangi bir ödeme makbuzu ibraz etmediği gerekçesi ile davacı … Turizm A.Ş’nin davasının ibra içerir fesihname nedeniyle reddine, diğer davacıların davasının kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kira alacağından kaynaklanan icra takibine vaki itirazın kaldırılması istemine ilişkindir.
İcra takibi, taraflar arasında akdedilen 08.10.2006 başlangıç tarihli 2 yıl süreli kira sözleşmesine ek olarak düzenlenen 05.11.2008 tarihli ek kira protokolüne dayanmaktadır. 05.11.2008 tarihli ek kira protokolü, “işbu protokol 08.10.2006 tarihinde 10 özel maddeden oluşan, kiralayan … Tur. Tic. A.Ş – … Salakoslu – …, kiracı;… Turizm ve Ticaret Ltd. Şirketi arasında akdedilen kira sözleşmesine ek olup onun ayrılmaz parçasıdır.” hükmünü içermektedir. 08.10.2006 tarihli kök kira sözleşmesi Hususi Şartlar 1. maddesi, “Kira süresi 2 yıl olup kira başlangıç tarihi 08.10.2006 olup, kira sözleşmesinin sona erme tarihi 15.11.2008 tarihidir. …, kiracı 15.05.2007 tarihinde 30.000-euro peşin ve 15.05.2008 tarihinde 30.000.eoru peşin ve net olarak kira bedellerini ödeyerek, kiralayan bu nedenle 08.10.2008 – 15.11.2008 tarihleri arasında herhangi bir kira bedeli talep etmeyecektir. Kira bedelleri … Turizm A.Ş.’ye yapılacak olup diğer kiralayanlar ne kiracıdan ne de … Turizm Tic. A.Ş.’den kira bedeli talep etmeyecektir.” hükmüne yer vermiştir. 08.12.2010 tarihli fesihname; “08.10.2006 tarihinde …. akdedilen kira sözleşmesi 15.10.2008 günü ilave ek kira protokolü ile birlikte …, taraflar arasında karşılıklı alacak ve borç yoktur. …,15.10.2008 tarihli ek kira anlaşması karşılıklı olarak fesh edilmiştir. Karşılıklı alacak ve borç yoktur.” şeklinde düzenlenmiş olup kiracı ve kiraya verenlerden … Tur. Tic. A.Ş tarafından imzalanmıştır. Yerel mahkemece her ne kadar fesihnamenin davacılardan … Turizm A.Ş’yi ilgilendirdiği belirtilerek bu davacı yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de ek kira protokolünün kök kira sözleşmesinin eki ve ayrılmaz parçası olduğu, kök kira sözleşmesinde kira bedellerinin … Turz. A.Ş’ye ödenecek olup diğer kiralayanların ne kiracıdan ve ne de kiralayan … Turz. A.Ş’den kira bedeli talep edemeyeceği düzenlemeleri karşısında davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenler ile davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 13.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.