YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10989
KARAR NO : 2017/12893
KARAR TARİHİ : 16.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Borçlu vekili, müvekkili aleyhine başlatılan ilama dayalı takipte İcra Mahkemesi’ne başvurarak; takip dayanağı ilamın … İcra Müdürlüğü’nün 2005/682 Esas sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, anılan takip nedeniyle alacaklı vekili ile protokol de imzalandığını, buna rağmen aynı ilamın ikinci kez takip konusu yapıldığını, mükerrer takip söz konusu olduğunu ileri sürerek ikinci takibin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece, şikayetin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı HMK’nun 30. maddesinde “Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.” şeklinde usul ekonomisi ilkesi getirilmiştir.
Dairemiz’in yeniden oluşan görüş ve kanaatinde; tarafları aynı olan ve aynı ilamdan kaynaklanan alacaklar için aynı takip dosyası üzerinden harcı yatırılarak alacağın tahsili mümkün iken, makul ve kabul edilebilir bir gerekçe olmaksızın ayrı bir takip başlatılması, yukarıda yasa ile düzenleme altına alınan usul ekonomisine aykırılık teşkil etmesi sebebiyle, ayrı takip yapılmaması gerektiği benimsenmiş ve bu yöndeki uygulama süreklilik kazanmıştır.
Somut olayda, alacaklı tarafça borçlu hakkında …Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2001/18 Esas 2002/408 Karar sayılı ilamına dayalı olarak hükmedilen asıl alacakların tahsili için … İcra Müdürlüğü’nün 2005/682 Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığı; aynı ilama dayalı olarak …İcra Müdürlüğü’nün 2012/209 Esas sayılı dosyası üzerinden ise ilamda hükmedilen asıl alacaklar ile yargılama gideri, vekalet ücreti, harç tahsili için icra takibi yapıldığı, bu haliyle aynı ilamdan dolayı iki ayrı icra takibi bulunduğu, asıl alacaklar yönünden mükerrer takip olduğu, diğer alacak kalemleri yönünden ise usul ekonomisi ilkesine aykırı olarak ilamın bölünerek takibe konulduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, Mahkemece şikayetin kabulü ile sonraki icra takibinin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde şikayetin reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA; taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 16.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.