YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1207
KARAR NO : 2017/8958
KARAR TARİHİ : 16.11.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle Yaralama
Hüküm : TCK’nın 89/1, 89/2-b-e, 62/1, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm ile temyiz isteminin reddine ilişkin ek karar, katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılanlar vekilinin temyiz talebi suç vasfına ilişkin olduğundan, İstanbul Anadolu 70. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 11/11/2015 tarihli temyiz talebinin reddine dair ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Olayda yaralanan katılan …’a ait İstanbul Anadolu Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 27.11.2014 tarih ve 2014/31154 sayılı raporunda, “iyileşme olasılığı bulunmayan hastalık değerlendirilmesi için kişinin olay tarihinden 18 ay sonra yapılacak nöroşirurji ve nöroloji muayenelerinden sonra değerlendirilmesinin uygun olacağının” belirtildiği, İstanbul Fatih Sultan Mehmet Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 05.12.2014 tarih ve 1354 sayılı sağlık kurulu raporunda ise; katılan …’un “organik mental bozukluğu” teşhisi ile vesayet altına alınmasının gerektiğinin belirtilmesi karşısında; katılan …’da meydana gelen yaralanmanın iyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa neden olup olmadığı hususunda rapor alınarak sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine, yazılı şekilde eksik inceleme sonucu karar verilmesi;
Kabul ve uygulamaya göre de;
2-Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1 ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanun’un 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, sanığın asli kusurlu olduğunun mahkemece de kabul edildiği somut olayda, alt sınır daha fazla aşılarak hak ve nesafete uygun bir ceza tayini yerine, asgari hadden yeterince uzaklaşılmadan ceza tayin edilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA; 16.11.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.