Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/27441 E. 2017/17328 K. 02.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/27441
KARAR NO : 2017/17328
KARAR TARİHİ : 02.11.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, haklı ve geçerli bir neden olmaksızın iş akdinin feshedildiğini iddia ederek, feshin geçersizliğinin tespitini, müvekkilin işe iadesini ve yasal sonuçlarına hükmedilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş akdinin İş Kanununa uygun şekilde geçerli nedenle feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere dayanılarak, davalı işveren tarafından davacıya fesih bildiriminin 27.01.2016 tarihinde tebliğ edildiği, işe iade davasının ise 1 aylık yasal süre dolduktan sonra 29.02.2016 tarihinde açıldığı gerekçesiyle, açılan davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesi uyarınca iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri süren işçinin, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde feshin geçersizliği ve işe iade istemi ile dava açması gerekir. Bu süre hak düşürücü süre olup, resen dikkate alınması gerekir.
İşveren fesih bildiriminde bulunmuş, ancak bunu tebliğ etmemiş olmasına rağmen, örneğin, işçi, işvereni şikâyet ederek, fesih bildiriminin yapıldığı tarihi kesin olarak belirleyecek bir işlem yapmışsa, artık bu tarihin esas alınması uygun olacaktır. Bu anlamda işverenin fesih bildiriminin tebliğden imtina edildiği tutanakların tutulduğu tarih, tutanak düzenleyicilerinin doğrulaması halinde tebliğ tarihi sayılacaktır. Bunun yanında feshe ilişkin belgenin düzenleme tarihi kural olarak fesih bildirimini yapıldığı tarih olarak kabul edilemez. Önemli olan düzenleme tarihi değil, belgenin işçiye tebliğ edildiği tarihtir. İşçinin kayıtlardaki fesih bildirim tarihi ile gerçek fesih bildirim tarihinin farklı olduğunu, davanın süresinde açıldığını iddia etmesi durumunda, bu iddiası ile ilgili delilleri toplanmalı, gerçek fesih bildirim tarihi araştırılmalı, özellikle hak düşürücü sürenin bertaraf edilip edilmediğine dikkat edilmelidir. İşçiyi yanıltıcı nitelikte değişik tarihler içeren fesih bildiriminin tebliğ tarihinin hak arama yolunu açacak şekilde işçinin lehine yorumlanması İş Hukukunun işçiyi koruma özelliğinin gereğidir.
İş sözleşmesinin önel verilerek feshi halinde, dava açma süresi önelin sona ereceği tarihte değil, işverenin fesih bildirimini tebliğ ettiği tarihten başlar.
Somut uyuşmazlıkta; dosyada mevcut fesih bildiriminde iş akdinin 29.01.2016 tarihinde feshedildiği belirtilmiş, davacı asil ise duruşmadaki beyanında fesih bildirimini 27.01.2016 tarihinde tebellüğ ettiğini ifade etmiştir. İşe iade davasının 29.02.2016 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK’nun 90. ve devamı maddelerinde sürelerin belirlenmesi, başlaması ve bitimi hususları düzenlenmiştir. Kanun koyucu tarafından işe iade davasının açılabilmesi için öngörülen hak düşürücü süre ay olarak belirlenmiştir. HMK’nun 92. maddesinde ay olarak belirlenmiş sürelerde, son aya karşılık gelen günün tatil saatinde sürenin biteceği açıkça ifade edilmiştir. Buna göre, iş sözleşmesinin 27.01.2016 tarihinde sona erdiği dikkate alındığında, 1 aylık hak düşürücü süre 27.02.2016 tarihi mesai saati bitiminde sona erecektir. Bu tarihte yani 27.02.2016 tarihi de (cumartesi günü) resmi tatil gününe denk geldiğinden, HMK’nun 93. maddesi uyarınca eldeki işe iade davasının süresinde açıldığı açıkça ortadadır. Mahkemece davanın süresinde açılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi hatalıdır.
Dava süresinde açıldığına göre fesih konusunda tarafların delilleri toplanarak bir değerlendirmeye tabi tutulmalı, feshin işverenin savunmasına göre geçerli nedene dayanıp dayanmadığı belirlenmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 02.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.