Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/13199 E. 2017/6093 K. 13.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/13199
KARAR NO : 2017/6093
KARAR TARİHİ : 13.11.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/01/2016 tarih ve 2014/822-2016/23 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin toplam tutarı 3.100 TL olan iki adet çeki davalı bankaya ibraz ettiğini, davalının “çeklerin … kısmında tahrifat yapıldığı, düzeltme imzası ile keşideci imzasının birbirini tutmadığı, … unvanının aynı olmadığı” gerekçesiyle zorunlu ödeme yükümünü yerine getirmediğini, bankanın tam bir imza incelemesi yapacak konumunun bulunmadığını, keşideci imzası ile düzeltme imzasının ve çek arkasındaki lehdar unvanı ile ön yüzdeki lehdar unvanının ayırt edici kısımlarının aynı olduğunu, ancak yer darlığından tam unvanın yazılmadığını, yasal sorumluluk bedellerinin tahsili için davalı aleyhine başlatılan takibe yapılan itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kambiyo hukukuna göre müvekkiline başvuru hakkının bulunmadığını, üzerinde tahrifat bulunan çekin ibrazı üzerine müvekkilinin özen yükümlülüğüne uygun olarak ödeme yapmadığını, düzeltme imzasının lehdarın unvanının altına veya yanına değil çekin sol üst köşesine atıldığını, imzanın tahrifattan sonra atılıp atılmadığının personelce bilinemeyeceğini, davacının müracaat borçluları yerine müvekkiline başvurmasının kötüniyetli olduğunu, çeklerin tutarları da gözetildiğinde sadece yaprak bedelinin tahsilinin amaçlandığını, müvekkilinin, keşideciden olan alacağına binaen yaprak bedelleri üzerinde rehin, hapis, takas, mahsup haklarının bulunduğunu, faize faiz yürütülemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi raporu ile dava konusu çeklerdeki keşideci imzasının ve düzeltmedeki parafların aynı el ürünü olduğunun belirlendiği, tahrifattan dolayı ödeme yapılmadığı savunmasının yerinde görülmediği, çekin ön yüzünde hamilin unvanının kısaltılarak yazılması ve ciro kısmında ise cirantanın unvanının ayrıntılı belirtilmesine rağmen hamilin anlaşılır olduğu, bu durumun çeki geçersiz kılmayacağı, çek hesabı sahibi ile muhatap banka arasındaki sözleşmelerin hamilin asgari ödeme tutarını talep etmesini engellemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.240 TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren takip talebinde istenen oranlarda işleyecek faizi, masraflar ve vekalet ücreti ile birlikte tahsili hususunda yapılan takibe borçlunun itirazının iptaline, takibin bu suretle devamına, faiz başlangıcı yönünden fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacak likit nitelikte olduğundan % 20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 114,01 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.