YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8764
KARAR NO : 2017/5619
KARAR TARİHİ : 23.10.2017
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/12/2015 tarih ve 2015/658-2015/763 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, …bank … Şubesine ait Z1008336 nolu 30/09/2015 ödeme tarihli, Z1008778 no.lu 10/10/2015 ödeme tarihli, Z1008777 nolu 05/10/2015 ödeme tarihli, 7910364 nolu 1.800 TL, 7910366 nolu 2.000,00 TL ve 7910368 nolu 2.500,00 TL bedelli çekler ile … Bankası … Şubesine ait 7910364 nolu 1.800 TL, 7910366 nolu 2.000,00 TL bedelli çeklerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asli müdahil … vekili, …bank … Şubesinin 22/09/2015 keşide tarihli Z1008777 seri nolu 40.000,00 TL bedelli çekin hamilinin müvekkili olduğunu, müvekkiline çekin …’den ciro yoluyla geçtiğini, davacının çekin ön yüzünü aval veren olarak da imzaladığını, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Asli müdahil … Bank A.Ş. vekili, 30/09/2015 tarih ve 12.500,00 TL tutarlı çekin yetkili hamilinin müvekkili olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davacıya çek iade davası için süre verildiği ancak herhangi bir dava açmadığı gerekçesieyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
1- Dava, zayi nedeniyle çek iptali istemine ilişkin olup, bu davalar, özelliği itibari ile hasımsız açılan davalardan olup, yapılan yargılama sırasında çek hamilinin ortaya çıkması durumunda, çek iptali davasını açan davacıya, mevcut çek hamiline karşı çek istirdadı davası açması konusunda süre verilmeli, istirdat davasının açılması halinde, çek iptali davasının konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığı, istirdat davası açılmaması halinde ise çek iptali davasının reddi yönünde hüküm kurulmalıdır. Nitekim TTK sistematiği ve Dairemiz yerleşik uygulaması da bu yöndedir. İlke temelinde; hasımsız olarak açılan davalarda, üçüncü kişilerin davaya müdahaleleri halinde davanın çekişmeli duruma gelmesi mümkün ve gerekliyse de; çek iptali davalarında yukarıda açıklanan bu prosedür gereğince, hasımsız şekilde açılan davaya çek hamili üçüncü kişilerin asli ya da fer’i müdahale imkanı mevcut değildir. Somut olayda; son celsede duruşmaya gelen olmadığı, müdahale talep edenler vekillerinin yokluklarında karar verilmesi talebini içeren beyan dilekçesi sundukları, mahkemece de davanın reddine karar verildiği anlaşılmakta olup, bu hali ile değinilen ilkeler ışığında, müdahale talep edenlerin davada taraf sıfatının bulunmadığı ve davacının da duruşmaya katılmadığı göz önünde bulundurularak 6100 sayılı HMK m. 150 gereğince dosyanın işlemden kaldırılmasına karar vermek gerekirken davacının gıyabında karar verilmesi doğru görülmeyip kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulüyle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 23/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.