YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/30107
KARAR NO : 2017/13648
KARAR TARİHİ : 13.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Suça sürüklenen çocuğun işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükmün yapılan incelemesinde;
Suça sürüklenen çocuk için; mahkemenin 31.01.2010 tarihinde işlenen suç için 06.05.2011 tarihinde 5271 sayılı CMK’nın 231/6-son cümlesi hükmü uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdiği ve bu kararın 08.07.2011 tarihinde kesinleştiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleşmesinden itibaren ve denetim süresi içinde işlenen kasıtlı suçtan dolayı verilen ve 04.07.2013 tarihinde kesinleşen mahkumiyet hükmü nedeniyle 31.01.2014 tarihinde hükmün açıklandığı; böylelikle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 08.07.2011 ila deneme süresi içinde ikinci suçu işlediği 30.03.2012 tarihleri arasında dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 116/2-4, 31/2. maddesine uyan suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasa’nın 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinde öngörülen 6 yıllık sürenin, suç tarihi olan 31.01.2010 gününden, incelemenin yapıldığı tarihe kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkındaki açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
2-Suça sürüklenen çocuğun hırsızlık suçundan kurulan hükmün yapılan incelemesinde;
1-Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesine göre sosyal inceleme raporu alınmadan hüküm kurulması,
2-Başka suçtan Tarsus Cezaevi’nde hükümlü olan ve ve duruşmalardan vareste tutulmaya dair bir talebi de bulunmayan suça sürüklenen çocuğun kısa kararın okunduğu oturuma getirtilmeyerek savunma hakkının kısıtlanması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 196. maddesine aykırı davranılması,
3-Anayasa’nın 141 ve 5271 sayılı CMK’nın 34, 230 ve 289. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının denetimine imkan verecek şekilde açık ve gerekçeli olması, gerekçe bölümünde mevcut delillerin tartışılması, değerlendirilmesi, reddedilen veya kanıtlama yönünden üstün tutulan delillerin neler olduğu ve nedenlerinin gösterilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması, bir başka deyişle eldeki delillerle neden bu sonuca varıldığının anlatılması gerektiği, tüm bunların ışığında ulaşılan kanaat, suça sürüklenen çocuğun suç oluşturduğu kabul edilen eylemi, bunun yasal unsurları ve nitelendirmesi, uygulanacak kanun maddesi ve CMK’nın 230. maddesinde belirtilen diğer unsurların bulunması gerektiği gözetilmeden gerekçesiz yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 13.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.