YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/41765
KARAR NO : 2017/21380
KARAR TARİHİ : 11.10.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının iş akdine geçerli bir neden bulunmadan son verildiğini öne sürerek feshin geçersizliğinin tespiti ile davacının işe iade karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının mesai saatleri içerisinde asıl işi haricinde başka bir iş ile uğraşması sonucu kendisinin ve mesai arkadaşlarının iş ve can güvenliğini tehlikeye düşürmesi nedeniyle iş akdine haklı olarak son verildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, 27.12.2014 tarihinde işverenin işçisi …’ın işe gelirken yerde bulduğu mermi çekirdeği ile birlikte davalı iş yerine geldiği, yerde bulduğu mermi çekirdeğini kolye yapmak için ısıttığı esnada davacının yardımcısı olan …’ı kendisine yardım etmesi için yanına çağırdığını ancak … ”ben gelemem işim var” demesi üzerine davacı …’ın yanına gittiği, gittikten yaklaşık bir dakika sonra ısınan mermi çekirdeğinin patlaması sonucunda çekirdeğin içinde bulunan kurşunun davacının gözüne gelmesi sonucunda yaralandığı, davacının ilk başta o cismin mermi olduğunu bilmediği, olayın tamamen yeni işe alınan …’ın kusurundan kaynaklandığı, davacının bu olayda kusuru bulunmadığı, …’ın bu olaydan dolayı yargılandığı, davacının bu kazadan mağdur olduğu, görme kaybı yaşadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanununun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18.maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İş Kanununun 18.maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanunun 25/II.maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi süresince herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı İş Kanununun 20.maddesinin ikinci fıkrasına göre geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut uyuşmazlıkta, davalı işveren ” 27.12.2014 tarihinde … isimli çalışanın işyerine getirmiş olduğu mermiyi ısıtmanız sonucu, mermi patlamış ve gözünüze zarar vermiştir.Konu ile ilgili 29.12.2014 tarihinde disiplin kurulu toplanmış mermiyi işyerine getiren …’ın iş akdinin feshedilmesi ve raporunuzun bitim tarihinde konuyu görşümek üzere disiplin kurulunun tekrar toplanması kararı alınmıştı. Raporunuz bitiş tarihi 30.07.2015 de işyerine gelerek yazılı savunmanızı verdiniz. Bunun üzerine disiplin kurulumuz 04.08.2015 tarihinde konuyu görüşmek üzere tekrar bir araya gelerek toplanmış ve yaşamış olduğunuz olay hakkında tutulmuş olan tüm tutanaklar ile alınmış olan ifadeler incelenmiştir.Yapılan değerlendirmeler sonucunda mesai saatleri içerisinde asıl işiniz haricinde başka bir işle uğraştığnız, bu davranışınız ile sizin ve mesai arkadaşlarınızın iş güvenliğini tehlikeye düşürdüğünüz tespit edilmiştir. Toplu iş sözleşmesi ve 4857 Sayılı İş Kanunu’nun işverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı başlıklı 25.maddesi hükümlerine aykırı dvranışlarda bulunduğunuz konusunda karar verilmiştir. Disiplin kurulu üyeleri iş akdinizin işveren tarafındah haklı sebeple feshedilmesi konusunda mutabık kaldığını ve iş akdinizin 04.08.2015 tarihinde oy birliği ile feshedildiğini tarafınıza tebliğ ederiz..” içerikli 05.08.2015 tarihli fesih bildirimi ile davacının iş akdine son vermiştir.
Öncelikle, 4857 Sayılı Yasa’nın 25/II-ı maddesine göre, ”İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi” işveren açısından haklı fesih nedeni olup aynı Yasa’nın 26. maddesine göre, işverenin sözleşmeyi derhal fesih yetkisi, davranışın işveren tarafından öğrenildiği günden başlayarak altı iş günü geçtikten sonra kullanılamaz. 4857 Sayılı Yasa’nın 19. maddesinde, hakkındaki iddialara karşı savunmasını almadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesinin o işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemeyeceği düzenlenmiş ise de maddenin devamında işverenin 25 inci maddenin (II) numaralı bendi şartlarına uygun fesih hakkının saklı olduğu belirtilmiştir. Açıklanan haklı nedenle, iş akdinin derhal feshinde savunma alınması yasal bir zorunluluk olmayıp davalı işverenin olayı öğrendiği günden itibaren altı iş günü içinde fesih hakkını kullanmadığı anlaşıldığından Mahkemece feshin haklı nedene dayalı olduğunun kabul edilmemesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak Mahkemece yeni işe alınan işçinin ısıttığı şeyin mermi olduğundan davacının haberdar olmadığı, davacının kusuru bulunmadığı kabul edimiş ise de varılan sonuç dosya içeriği ile örtüşmemektedir.
Davacı, işverence alınan savunmasında; … isimli işçiyi patlamadan önce mermi çekirdeği ile uğraşırken gördüğünü, kayıtlara başına bir iş gelmesin diye mermi çekirdeğinin patladığını geçirtmediğini ancak doğru mu yaptığını bilmediğini beyan etmiştir. İşyerine mermi çekirdeğini getiren işçinin savunması, işçilerin olayın hemen akabinde tutanağa bağlanan beyanları ve ceza soruşturması kapsamında ifadesi alınan … isimli işçinin … isimli işçinin tezgahın başına gitmemesi üzerine, davacının ”ben buna bakarım sen git işini yap” dediği yönündeki beyanı ve davacının ceza soruşturmasındaki ifadesinde, … isimli işçinin yapması gereken işi yapması için mermi çekirdeğine bakacağını söyleyerek …’i işinin başına gönderdiğini, ancak bunun asıl nedeninin işçinin işini yapmasını sağlamak olduğunu beyan etmesi dikkate alındığında, davacının … isimli işçinin işyerine mermi çekirdeği getirdiği ve mermi çekirdeğini ısıttığından haberdar olduğu kanısına varılmaktadır. Ceza yargılamasında hükme esas alınan ceza raporuna göre davacının … isimli işçinin eylemine engel olmamak, vardiya amirine durumu bildirmemek ve tehlike bölgesinden uzaklaşmamak eylemleri nedeniyle kusurlu bulunduğu da dikkate alındığında işverence yapılan feshin haklı olmasa bile geçerli nedene dayalı olduğu anlaşıldığından davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
Yukarıda yapılan tespitler gözönünde tutulduğunda işveren feshinin geçerli nedene dayandığı anlaşılmakla, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3. maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin 11.02.2016 tarih 2015/632 esas ve 2016/97 karar sayılı kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli olan 31,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 27,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 3,70 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 34,20 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 1980,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Yatırılan gider avanslarından varsa kullanılmayan bakiyelerinin ilgili tarafa iadesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine, 11/10/2017 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.