Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/9620 E. 2017/14726 K. 07.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/9620
KARAR NO : 2017/14726
KARAR TARİHİ : 07.11.2017

MAHKEMESİ : 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili, davalı Hazine vekili ve dahili davalı DSİ Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili, tapuda Hazine adına kayıtlı bulunan ve tamamı kamulaştırma alanı içinde kalan Kelli Köyü 288 parsel üzerinde muhdesat niteliğindeki tek katlı betonarme bina, ihata duvarı ve bu duvar içinde bulunan iki ahır ve ağaçların vekil edeni tarafından meydana getirildiğinin tespitine ve bu durumun taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine şerh verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine ve dahili davalı D.S.İ Genel Müdürlüğü vekilleri, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, bozma ilamına uyma kararı verilerek yapılan yargılama neticesinde; davanın kısmen kabul kısmen reddiyle 29/03/2013 tarihli bilirkişi heyeti raporu ile 21/05/2013 ve 03/12/2013 havale tarihli bilirkişi ek raporlarında ayrıntıları,nitelikleri ve yaşları belirtildiği üzere; dava konusu 287 ve 288 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde bulunan “A “harfi ile gösterilen toplamda 104,10 m2 lik betonarme evin; 288 parsel sayılı taşınmaz üzerinde kalan “D” harfi ile gösterilen 2,32 m2 lik yığma WC’nin ;288 parsel sayılı taşınmazlarla kuru ark vd. üzerinde bulunan toplamda 57,32 m2 lik dış avlu duvarının ve 24 adet zeytin, ceviz, limon, portakal, narenciye,incir, elma, asma, nar ağacından ibaret muhdesatların davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine, 287 parsel sayılı taşınmazla kuru ark üzerinde bulunan ve krokide “B” harfiyle gösterilen 23,10 m2 lik yığma ahır ile 287 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ve “C” harfiyle gösterilen 33,75 m2 lik atermit ahır yönünden talebin ve davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili, davalı Hazine ve dahili davalı DSİ Genel Müdürü vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Davanın kısmen kabul kısmen reddine dair önceki hüküm davalılar Hazine ve DSİ Genel Müdürlüğü vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizin 11.06.2015 tarih 2014/10042 Esas, 2015/13026 Karar sayılı ilamı ile özet olarak “.. davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dahili davalı D.S.İ Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazları yönünden ise, D.S.İ Genel Müdürlüğü adına tapuda kayıtlı 290 parsel hakkında davacı tarafından harcı yatırılarak açılmış bir dava olmadığından, davacının dava dilekçesinin talep sonucunda bu parsel yönünden bir talebi bulunmadığından, mahkemece talep aşılarak 290 parsel içinde kalan 32,60 metre duvarın tespitine de karar verilmesi doğru değildir…” gereğine işaret edilerek bozulmuş, Mahkemece uyulan bozma ilamı neticesinde yukarıdaki şekilde karar verilmiştir.
1- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilamında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildikten sonra, davacı tarafça sarf edilen 6 tebligat için 60.00TL, bir adet gömlek dosya için 0.60 TL olmak üzere 60,60TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, bozma öncesi kesinleşmediği anlaşılan yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin hüküm tesis edilmemiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki; 6100 sayılı HMK’nun 326. maddesi hükmünde, kural olarak yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınacağı, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi halinde ise yargılama giderlerinin davada haklılık oranına göre taraflar arasında paylaştırılacağı açıklanmıştır. Vekalet ücreti de yargılama giderlerindendir (HMK md.323/ğ). Hukuk Muhakemeleri Kanununun 332. maddesinde de yargılama giderlerine mahkemece re’sen hükmedileceği belirtilmiştir. Davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği ve tarafların açıkça vekalet ücreti ve yargılama gideri istemediklerine dair bir beyanlarının bulunmadığının anlaşılmasına göre, Mahkemece taraflar yararına karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi gerekirken, bu yönde olumlu ya da olumsuz hüküm kurulmaması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının 1. bentte yazılı sebeplerle yerinde görülmediğinden REDDİNE, taraflarca HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,.07.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.