YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/14680
KARAR NO : 2017/15692
KARAR TARİHİ : 28.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, ortaklığın giderilmesi davasına konu 224 ada 22 parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde mesken niteliğinde, ahır, samanlık ve garaj olarak kullanılan binalar ile dikilen ağaçların vekil edeni tarafından yapıldığını/dikildiğini açıklayarak, söz konusu muhdesatın vekil edeni tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece; celp edilen tapu kaydına göre taşınmazın müstakilen İsmail oğlu … adına kayıtlı olduğu, davacının kendisi adına kayıtlı olan bu taşınmaz üzerindeki muhdesatların aidiyetinin tespitini istemekle herhangi bir hukuki yararının bulunmadığı, zira taşınmazın üzerinde bulunan muhdesatların TMK’da yer alan “üst arza tabidir” ilkesi gereğince davacıya ait olduğu anlaşıldığından hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava, muhdesatın tespiti isteğine ilişkindir.
Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre; dava konusu taşınmaz hakkında muhdesat aidiyetinin tespiti davalarında, ortaklığın iderilmesi davasının yargılaması sırasında muhdesatın davacı tarafça meydana getirildiğini açıkça kabul edenler dışında kalan ve muhdesatın üzerinde bulunduğu taşınmazda paydaş olan tüm tapu maliklerinin ya da mirasçılarının davada taraf olmaları gerekmektedir.
Her ne kadar Mahkemece davacı …’ın tek başına tam mülkiyet olarak dava konusu taşınmazın maliki olduğu görüşünden hareketle hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmiş ise de; varılan sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir. 4721 sayılı TMK 705. mad. “Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması, tescille olur. Miras, mahkeme kararı, cebri icra, iygal, kamulaştırma halleri ile kanunda öngörülen diğer hallerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hallerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır.”
Dava dosyası içinde bulunan dava konusu 224 ada 22 parsele ait tapu kaydında davacı ismi tam mülkiyet olarak kayıtlı ise de, dava konusu bu parsel hakkında … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/75 Esas 2008/116 Karar sayılı dosyası kapsamında yapılan yargılama sonunda verilen ilamla davacı ve davalı ile birlikte ortak miras bırakanlarının tüm mirasçılarının tapu kaydında pay sahibi oldukları anlaşılmaktadır. Ancak söz konusu bu ilamın kesinleşip kesinleşmediği anlaşılamamaktadır. Bu kesinleştikten sonra hükmün infazı sağlanıp yeni tapu kaydına ve bu kayıtta yer alan tapu maliklerine göre taraf teşkilinin değerlendirilmesi gerekir.
Mahkemece … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/75 Esas 2008/116 Karar sayılı dosyasının getirtilerek ilamın usulen kesinleşip kesinleşmediği belirlendikten sonra ilam kesinleşmiş ise … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2014/114 Esas sayılı “Ortaklığın Giderilmesi” dava dosyasının da getirtilerek dava konusu taşınmazda muhdesata karşı çıkan davalı ve başka tapu malikleri varsa, taraf teşkili tamamlandıktan ve deliller toplandıktan sonra, dosya içeriğine ve toplanacak delillere göre uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, mahkemece bu husus dikkate alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun olmamıştır.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,28.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.