YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/15784
KARAR NO : 2017/14692
KARAR TARİHİ : 07.11.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Borçlu vekili, dayanak ilamın Yargıtay tarafından bozulduğunu, alacak kalemlerinin ilamın kesinleşme tarihinde muaccel hale geleceğini ve ilam kesinleşmeden eklentilerin de icra takibine konu edilemeyeceğini belirterek takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, dayanak …1.İş Mahkemesinin 2012/882 Esas 2014/223 karar sayılı ilamının Yargıtay 7.Hukuk Dairesinin 2014/14668 Esas 2014/22894 Karar sayılı bozma ilamından sonra icra takibine konu edildiği gerekçesiyle takibin iptaline karar verilmiş, hüküm alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda; dayanak ilamın Yargıtay 7.Hukuk Dairesinin 2014/14668 Esas 2014/22894 Karar sayılı kararı ile “Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,…Somut olayda, davacının fazla çalışma ücret alacağı hüküm altına alınmış olup işçinin haklı fesih imkânı bulunduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, davacının işçilik alacaklarının ödenmemesi nedeniyle iş akdini haklı nedenle feshettiği kabul edilerek ihbar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile işçinin ihbar tazminatına hak kazandığının kabulü ile hüküm kurulması hatalı olup bozma nedenidir.” gerekçeleriyle kısmen bozulduğu anlaşılmaktadır. Dayanak bozma ilamında sair temyiz itirazlarının reddi kararı ile bozma kapsamı dışında kalan hususlarda hükmün onandığının kabulü gerekir.
Bu durumda mahkemece, hükmün bozma kapsamı dışında kalan bölümlerinin olup olmadığı değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 07.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.