YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3615
KARAR NO : 2017/6103
KARAR TARİHİ : 13.11.2017
MAHKEMESİ : 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/06/2015 tarih ve 2012/267-2015/115 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosyanın incelenmesinde duruşma için gerekli tebligat giderinin yatırılmamış olması nedeniyle 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tanınmış ‘‘…’’ markasıyla iltibas oluşturan ‘‘… …’’ markasını taşıyan ürünleri davalıların üretip pazarladıkları, davalıların ortak ve yöneticileri ile faaliyet yerlerinin de aynı/benzer olduğunu, yapılan aramada markayı taşıyan ürünlerin tespit edildiğini, ürünlerin … A.Ş. işyerinde, kutularında ve diğer şirketin işyerinde paketlemeye hazır halde yakalandığını ileri sürerek, markaya tecavüz ve haksız rekabet fiillerinin tespitini, durdurulmasını, men’in; davalı şirketler tarafından elde edilen gelirin tespiti ile fazlaya dair talep hakkını saklı tutarak şimdilik 80.000 TL maddi 20.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiş; ıslahla maddi tazminat talebini 429.646,00 TL’ye çıkarmıştır.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı … … A.Ş. ve …ye ait iş yerinde ‘‘… … …’’ yazılı markalı ürün ve ambalaj malzemesi tespit edilip yediemine verildiği, yine … A.Ş şirketine ait iş yerinde ve … A.Ş’de yapılan arama sonucunda ‘‘…’’ markasını taşıyan ürünlerin tespit edildiği, davalının ‘‘… …’’ ibaresinden oluşan marka başvurusu reddedildiğinden davacının tanınmış markasının ilave eklerle aynen kullanılmasının markalar arasındaki karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırmadığı ve davacının markası aynen kullanıldığından ve davalıların markayı kullandığı ürünlerin davacı markası kapsamındaki ürünlerle benzer olduğundan marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluştuğu, çeşitli aramalarda el konulan ürünlerin 2.646 adet olduğu, ayrıca 427.000 adet de boş kutu tespit edildiği, … firmasının üretici firma olduğu, diğer firmalarla birlikte pazarladıkları, boş kutuların içinde ürün bulunmaması ve kutulara da el konulması nedeniyle satışın gerçekleşmediği, kutu adedi
üzerinden hesaplama yapılması hatalı olduğundan ürün bulunan dolu kutular bakımından 2.646 TL alacak hesabının yapıldığı, ancak davacı markasının tanınmışlığı, her üç şirketin ortak faaliyetle markayı taşıyan ürünü pazarlamaları, ekonomik faaliyetleri, markayı kullandıkları süre, yakalanan kutu miktarı gibi kriterler dikkate alınarak Türk Borçlar Kanunu 51.maddesi gereğince takdiren 90.000 TL maddi tazminat ile 10.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.